Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/11801 E. 2015/8779 K. 29.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11801
KARAR NO : 2015/8779
KARAR TARİHİ : 29.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve diğeri vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 18/05/2007 gününde verilen dilekçe ile cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, cismani zarar nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin bir bölümüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalının eylemi nedeni ile yaralandıklarını, hayati tehlike geçirdiklerini,ayrıca yanlarında çalışan işçilerin önünde zor duruma düştüklerini belirterek uğramış oldukları manevi zararın tahsilini talep etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının davacılara karşı kasten yaralama eylemi nedeni ile ayrı ayrı istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Borçlar Yasası’nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, olayın oluş şekli, olay tarihi, davacıların yaralanma dereceleri ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında, davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) no’lu bentde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/06/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.