YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16111
KARAR NO : 2015/1249
KARAR TARİHİ : 02.02.2015
MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2013
NUMARASI : 2012/60-2013/312
Davacı T.. B.. vekili Avukat Ayşe tarafından, davalı R.. S.. aleyhine 02/02/2012 gününde verilen dilekçe ile kurum alacağının istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; konusuz dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair Verilen 13/05/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-)Diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan kurum zararının ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulmuş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, zararın yargılama sürecinde davalı tarafından ödendiği ve mahkemece bu nedenle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, ancak kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 326/2. maddesi gereğince; kural olarak yargılama giderleri, davadaki haklılık oranına göre haksız çıkan tarafa yükletilir. Yine aynı Kanun’un 331/1. maddesinde de; “…Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder…” biçiminde düzenleme bulunmaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi uyarınca, anlaşmazlık delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur.
Davalının dava açıldıktan sonra ve ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce davacı kuruma ödemede bulunarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve davacının da davada kendisini vekille temsil ettirdiği belli olduğuna göre, davacı lehine yargılama giderlerinden sayılan vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasına 4. bent olarak “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 4.105,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesi ile diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA 02/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.