YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16440
KARAR NO : 2015/926
KARAR TARİHİ : 26.01.2015
MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/09/2014
NUMARASI : 2007/266-2014/298
Davacı M.. A.. (kendisine asaleten, Ali velayeten) vekili Avukat Onur tarafından, davalılar A.. A.. vdl aleyhine 01/08/2006 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen 11/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının, davalılar A.. A.. ve O.. K..’ya yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının, davalı SGK Genel Müdürlüğü’ne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava, teşhis ve tedavi hatası nedeniyle uğranılan maddi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, husumet nedeniyle istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda, davalı idareye bağlı SSK Hastanesi’nde doktor olarak görev yapan diğer davalıların kusurlu eylemleri sonucu davacılar yakınının hayatını kaybettiği, bundan dolayı davalıların sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülmüştür.
19/01/2005 günlü Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5283 sayılı “Bazı Kamu Kurumu ve Kuruluşlarına ait Sağlık Birimlerinin Sağlık Bakanlığı’na Devredilmesine Dair” Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca, Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı’na ait sağlık birimleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmiştir. Aynı Yasa’nın 4/c maddesi gereğince de bu birimlerin sağlık hizmeti sunumundan kaynaklanan davaların Sağlık Bakanlığı’na husumet yöneltilerek yürütüleceği öngörülmüştür.
Somut olayda; dava SSK Genel Müdürlüğü aleyhine açılmıştır. Yukarıda anılan Yasa değişikliği uyarınca ihbar edilen Sağlık Bakanlığı davaya dahil edilip husumetin ona yönlendirilmesi gerekirken, SSK Genel Müdürlüğü’nün davalı olarak gösterilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalı SSK Genel Müdürlüğü yönünden BOZULMASINA; davacıların, davalılar A.. A.. ve O.. K..’ya yönelik temyiz itirazlarının yukarıda ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/01/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalıların salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle kararın (1) nolu bendine katılmıyorum. 26/01/2015