YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/555
KARAR NO : 2015/774
KARAR TARİHİ : 22.01.2015
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 30/11/2010
NUMARASI : 2008/233-2010/926
Davacı A.Y.E.D.A.Ş. vekili Avukat Nükhet tarafından, davalı İ.S.K.İ. Genel Müdürlüğü aleyhine 17/03/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı İ.S.K.İ. Genel Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem sonucu uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem kabul edilmiş kararı davalı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı tarafından yapılan atık su kanal kazı çalışmaları sırasında 2003-2007 yılları arasında 31 adet hasar tespit tutanağı ile belirlenen noktalarda kendisine ait kablolara hasar verildiğini iddia ederek uğradığı zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı olay tarihinde yürürlükte bulunan T.T.K’nun 18.maddesi uyarınca tacirdir. Dava konusu haksız eylemlerin 31/07/2003-27/05/2007 tarihleri arasında meydana geldiği iddia edilmiş ve her bir olay için davacı çalışanları tarafından ayrı ayrı hasar tespit tutanağı düzenlendiği ve hasarın ayrıntısıyla belirlendiği görülmüştür. Davacı bu haliyle olayı hasar tespit tutanağının düzenlendiği tarihte öğrenmiş bulunmaktadır.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi uyarınca haksız eylemden doğan zararın tazminine ilişkin davalar, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren bir sene ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on senede zamanaşımına uğrar. Dava konusu haksız eylemler birbirinden bağımsız nitelikte ayrı ayrı dava ve icra takiplerine konu olabilir zararlardır. En sonuncusu 27/05/2007 tarihinde meydana gelmiş olup bu tarih ile 17/03/2008 dava tarihi arasında bir yıllık süre dolmamış ise de 27/05/2007 tarihinden bir önceki hasarın 29/09/2006 tarihinde meydana geldiği, bu ve öncesindeki tüm hasar tespit tutanağı tarihleri itibari ile davanın açıldığı 17/03/2008 tarihi arasında 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu görülmüştür.
Davacı tüzel kişi tacirdir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan T.T.K.’nun 18.maddesi anlamında tacir sayılan davacının basiretli davranarak hasar tespit tutanağı ile haberdar olduğu zararı nedeniyle zarar veren hakkında 818 sayılı B.K.’nun 60. maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibine girişmesi veya dava açması gerekir. Tacir olanlar için dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı için esas alınması doğru değildir. Zira, tacirler basiretli davranmak, işletmeleri ile ilgili zararların takibinde gerekli özeni göstermek durumundadırlar. Şu durumda davacının 31 ayrı hasar tespit tutanağına dayalı olarak açtığı eldeki davada 27/05/2007 tarihinde meydana geldiği iddia olunan hasar dışında kalan tüm hasarlar yönünden davanın zamanaşımından reddi gerekir.
Mahkemece bu yön gözetilmeden istemin tümden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.