YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6525
KARAR NO : 2015/2220
KARAR TARİHİ : 26.02.2015
MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2012/204-2014/54
Davacı A.. T.. vekili Avukat Cavit tarafından, davalı O.. C.. aleyhine 12/03/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/02/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırıya dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı’nda boş bulunan bir adet yardımcı doçentlik kadrosu için yapılan sınava, davalı ve dava dışı başka bir tabiple birlikte katıldıklarını, sınavda davalının başarılı, kendilerinin başarısız sayılması nedeniyle, AYİM’de işlemin iptali istemli davalar açtıklarını, dava dışı tabip tarafından açılan davaya, davalı tarafça, Milli Savunma Bakanlığı yanında katılmak için bir dilekçe sunulduğunu, bu dilekçede kullanılan ifadelerin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme, dilekçede kullanılan hezeyan kelimesinin, saçmalama, sayıklama, sabuklama anlamına geldiğini, daha ziyade şizofreni ve psikotik bozukluk gibi hastalıklarda; fikir içeriğindeki bozukluğu ortaya koymak için kullanılan bir kelime olduğunu, davaya konu edilen diğer ifadelerin de saldırı oluşturacak nitelikte bulunduğunu, davalının eleştiri ve savunma sınırını aştığını belirterek; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Dilekçe içerisinde kullanılan ve mahkemece tazminat verilmesine gerekçe sayılan ifadeler, eleştiri niteliğinde olup davalının değer yargısını içermektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da değer yargılarının kısıtlanamayacağına vurgu yapılmaktadır. Değer yargıları bir gerçekliği değil bir “değerlendirmeyi” içeren yargılardır, özneldir. Kişiden kişiye değişir. Değer yargılarının alanı geniştir. Kanıtlanmaz ve çürütülemezler. Dilekçenin bütünü değerlendirildiğinde kullanılan sözler, kişilik haklarına saldırı niteliğinde kabul edilemez. Mahkemece belirtilen hususlar gözetilerek istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 26/02/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.