Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/840 E. 2014/15597 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/840
KARAR NO : 2014/15597
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 16/07/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/11/2013 günlü kararın Yargıtay’ca adli yardım talepli olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki belgeler incelenerek gereği görüşüldü.
6100 sayılı HMK madde 334 de “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir. Aynı kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız fiilden kaynaklanan yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının haksız eylemi nedeniyle malul kalacak şekilde yaralandığını belirterek iş göremezlik zararı ve manevi tazminat taleplerinde bulunmuş, aktüerya bilirkişisinin sunduğu raporun ardından, sürekli iş göremezlik zararını ıslah ederek artırılan bölüme haksız fiil tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebinin kabulüne, ıslah ile artırılan bölüme ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Davanın dayanağı olan eylem haksız fiil niteliğinde olduğundan, olay tarihinden itibaren faiz talep edilebilir. Mahkemece, taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah ile artırılan bölüme de olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK’nun 438./son maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle, hüküm bölümünün 1-b) nolu bendinin hükümden çıkarılarak “1-b) Davacı tarafın talep etmiş olduğu 105.119.66 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 25/06/2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” bendinin eklenmesine, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA 20/11/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.