Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2014/8485 E. 2015/8902 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8485
KARAR NO : 2015/8902
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 30/01/2013 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18/03/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, davalı idareye borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, … Tıp Fakültesi Kardiyoloji ABD’da görevliyken … müfettişlerince yürütülen bir soruşturma kapsamında sahte rapor ve reçete düzenlediğinden bahisle kurumu zarara uğrattığı iddia edildiğini, bunun üzerine davalı tarafça düzenlenen 20/11/2012 gün 2761733 sayılı borç bildirim belgesinin tarafına tebliğ edildiğini, iddia edildiği gibi herhangi bir zarara neden olmadığını belirterek, borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, istemin kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davalı … Başkanlığınca davacı aleyhinde, kurum zararına neden olduğuna yönelik idari bir işlemle borç tahakkuk ettirilmiştir. Söz konusu idari işlemin yerinde olup olmadığının denetiminin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde yapılması gerektiği açıktır. Menfi tespit davasının konusunu oluşturan borç tahakkuku, davalı idare tarafından alınan karar doğrultusunda idari bir işlemle belirlenmiş olup, bu sebeple davacının borcu olup olmadığının kapsamının, hukuk mahkemesi tarafından çözümlenmesi kabul edilemez.
Diğer yandan, idari yargı yerinde “menfi tespit” biçiminde bir dava yolu düzenlenmediğinden, adli yargı yerinde yargı yolu bakımından görevsizlik kararı da verilemez. Bu durumda, davalı idarece yapılan işlemin iptali idari yargı yerinde dava konusu edilip oradan bu konuda bir karar alınmadan menfi tespit davası açılması yoluyla adli yargı yerinden borçlu olunmadığının tespitinin istenmesine yasal olanak bulunmadığından, davacının istemi dinlenilebilir nitelikte değildir.
Mahkemece açıklanan yönler gözetilerek dava dilekçesinin reddedilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası çözümlenerek yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 01/07/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.