Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/11927 E. 2017/4460 K. 03.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11927
KARAR NO : 2017/4460
KARAR TARİHİ : 03.07.2017

Davacı … vekili arafından, davalı … aleyhine 18/07/2007 gününde, birleşen davada davalı … vekili arafından davalı … aleyhine 31/08/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin asıl dava ile birleşen davanın reddine dair verilen 19/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi asıl davada davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, hakaret nedeniyle uğranılan manevi zararın istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının isteminin reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kızını acil vaka hastası olarak dahiliye polikliniğine getirdiğini, ilk müdahaleden sonra midesinin yıkanarak serum takıldığını, daha sonra dahiliye uzmanı davalının, kızına doğru uzaktan bakıp yanından ayrıldığını, davalı doktorun yanına giderek kızının epilepsi hastası olduğunu ve bir ağrı kesici daha almasının doğru olmayacağını söylediğini, devamlı kullandığı depokin adlı epilepsi ilacını alıp alamayacağını sorması üzerine, davalının, kaba bir tavırla cevap verdiğini, tekrar davalının yanına giderek kızı hakkında bilgi almak istediğini söylediğinde, davacının, üzerine yürüyerek ‘’ dediğini, kızı ile hasta odasında bulunduğu sırada davalının gelerek çık dışarı dediğini, davacının çıkmak istememesi üzerine elinde bulunan dosyaları yere fırlatarak ‘’çık dışarı’’ diyerek tepki gösterdiğini, çıkmak istememesi üzerine, ‘’çıkmıyorsan ben de kızının tedavisini yapmıyorum’’ şeklinde beyanda bulunuğunu, kızını hastaneden çıkarırken imzalaması gereken evraka ‘’sorumlu doktor … hastamla ilgilenmediği için hastamı kendi rızam ile çıkarmak istiyorum.’’ şeklinde yazması üzerine davalının, kendisine diyerek hakarette bulunduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, hizmet kusuruna dayalı davanın idareye yöneltilmesi gerektiğini, olayların … ile ilgili olduğunu, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının davalıya mesleği ve kişiliği ile ilgili olarak ‘’psikopat, manyak’’ şeklinde sözlerle hakaret ettiğini, ayrıca tokat atarak yaraladığını, olaylar nedeniyle davacının kızını hastaneden çıkarmasına izin vermemesi nedeniyle olayın meydana geldiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, tarafların hakaret kastı taşımadan karşılıklı olarak birbirlerine ağır ifadeler kullandıkları, kullanılan sözlerin ve eylemlerin karşılıklı hakaret olarak kabul edilerek manevi tazminat takdirinde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının karşılıklı hakaretinin varlığı halinde, ancak takdir edilecek tazminat miktarı üzerinde etkili olabileceği düşünülmeden, davanın tümden reddi doğru olmamıştır. Davacı ve davalının özel hukuk alanında birbirlerini cezalandırma yetkileri yoktur. Davacının da hakaret eyleminde bulunduğunun sübut bulması halinde, ancak davalı taraf için indirim sebebi olabilir. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA 03/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.