YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11944
KARAR NO : 2015/12842
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 18/08/2005 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalılar …, … ve … hakkında açılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 24/04/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan davacının temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Davalı …’ün temyizi yönünden:
Mahkemenin 07/03/2008 tarihli ilk kararının davalı …’e 01/02/2012 tarihinde usulüne göre tebliğ edildiği, davalı …’ün bu kararı temyiz etmediği ve hakkında verilen kararın kesinleştiği anlaşıldığından, davalının temyiz dilekçesi reddedilmelidir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılarla ilgili daha önce verilen hükmün kesinleştiği gerekçesiyle davanın esası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; karar davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizce, yapılan temyiz yargılaması sonucu 05/11/2014 tarihinde verilen bozma kararıyla; mahkemece, davalılar … ve … hakkında daha önce verilen kararlar kesinleştiğinden, bu davalılarla ilgili yeniden hüküm kurulmasının karışıklığa neden olacağı belirtilerek; karar bu nedenle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmiş, anılan davalılar yönünden bozma doğrultusunda; haklarında verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilerek, infazda doğabilecek muhtemel bir karışıklığın önüne geçilmiştir.
Ancak, mahkemece davalılardan … hakkında da, önceden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Buna mukabil, davalılardan …’in durumu, hakkında daha önce verilen kararlar açısından diğer davalıların durumundan farklılık arzetmektedir. Şöyleki; Davalılar … ve … hakkındaki davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar üzerine davalıların temyizi olmadığından haklarında verilen karar kesileşmiştir. Bu açıdan anılan davalılarla ilgili yeniden aynı hükmün kurulması infazda karışıklığa yol açma ihtimaline binaen doğru olmayacaktır. Davalı … açısından ise, mahkemece daha önce verilen kararla adı geçen davalı hakkındaki dava da kısmen kabul edilmiştir. … tarafından bu kararın temyizi üzerine hüküm bozulmuş; bozmaya uyan mahkemece daha sonra verilen kararla …’e karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Şu durumda … ile ilgili mahkemece verilen iki ayrı hüküm vardır. Öyleyse, mahkemenin … açısından önceki verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermesi durumunda, kesinleşen kararın hangisi olduğuna dair yanılgıya neden olma ihtimali olduğundan, … ile ilgili yine davanın reddine karar verilmesi gerekirken, anılan şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; hükmün, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenle davacı yararına BOZULMASINA, davalı …’ün temyiz dilekçesinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenle reddine ve davalı …’den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.