YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14955
KARAR NO : 2016/420
KARAR TARİHİ : 14.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 23/07/2015 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; mahkemenin yetkisizliğine dair verilen 11/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının kendisine cinsel taciz eylemlerinde bulunduğunu ve kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davaya yetki yönünden itiraz etmiş, yetkili mahkemenin, …. Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalının ikametgahının …. sınırları içerisinde olduğu ve olayın da …. adliyesinin yetki sahasında gerçekleştiği gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili ve görevli …. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının yerleşim yerinin …./…. İlçesi olduğu anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 25/son maddesine göre; davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. 6100 sayılı HMK’nın 16. maddesine göre ise; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Şu durumda, dava konusu olayda, kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddia edildiğinden zarar gören, davayı kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. Bu seçeneklerden herhangi birini kullanmak, bu tür davalarda, davacıya tanınmış bir haktır.
Somut olayda davacı, bu seçimlik hakkını kendi yerleşim yeri mahkemesinde kullanmıştır. Bu hakkı kullanmanın yasal dayanağı da yukarıda belirtilmiştir. Bu bakımdan işin esası incelenerek karar vermek gerekirken, yasa hükümlerine aykırı olarak yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.