Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/361 E. 2016/388 K. 14.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/361
KARAR NO : 2016/388
KARAR TARİHİ : 14.01.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 26/06/2013 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25/09/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının cep telefonuna gönderdiği mesajlar ile kendisine karşı şantajda bulunduğunu, şikayetçi olması üzerine davalı hakkında ceza davasının açıldığını, olay nedeniyle kişilik hakları zarar gördüğü gibi avukat tutması nedeniyle maddi olarak da zarar gördüğünü belirterek bu zararların tazminini istemiştir.
Davalı, davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, olay nedeniyle davacının kişilik haklarının zarar gördüğü gerekçesiyle manevi tazminat istemi kısmen kabul edilmiştir.
Dosya kapsamından; olay nedeniyle davalı hakkında ceza davası açıldığı ve anılan davanın Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/87 esas 2013/381 karar sayılı dosyası ile görüldüğü anlaşılmaktadır. Söz konusu yargılamada davalının eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş ancak hüküm temyiz edilmiş olup henüz kesinleşmemiştir.
6098 sayılı TBK m. 74 (818 BK m. 53) gereğince, kural olarak, ceza mahkemesince verilen beraat kararları hukuk hakimini bağlamaz ise de; verilecek mahkumiyet kararı ve belirlenen maddi olgular hukuk hakimi yönünden bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği dikkate alındığında, ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 14/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.