Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/15150 E. 2019/3172 K. 29.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15150
KARAR NO : 2019/3172
KARAR TARİHİ : 29.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 23/09/2014 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm ve davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, İcra ve İflas Kanunu 89/3 maddesi gereği menfi tespit ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının, müvekkilinin oğlu aleyhine icra takibi başlattığını, takibin devamında müvekkilinin oğluna borcu olduğundan bahisle İİK 89. madde gereği haciz ihbarnameleri gönderdiğini, müvekkilinin icra takip borçlusu oğluna borcu olmadığını belirterek menfi tespit ve yapılan tebligatların gönderilmesinde davalının kötü niyetle hareket etmesi sebebiyle rahatsız olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalının vekili olduğuna dair sunulan herhangi bir vekaletnamenin olmadığı, fakat mahkemece manevi tazminat isteminin reddi sebebiyle davalı lehine hükmün ikinci bendinin üçüncü sırasında vekalet ücreti takdir edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde; davalı vekilinin olmadığı dikkate alındığında; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekir ise de, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan HMUK’un 438. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin üçüncü sırasında bulunan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret olunan manevi tazminatla ilgili olarak hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin tamamı” kısmının çıkarılmak suretiyle düzeltilerek ONANMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm ve davacının diğer
temyiz itirazlarının reddine ve aşağıda yazılı onama harcının davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 29/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.