YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5100
KARAR NO : 2016/7228
KARAR TARİHİ : 31.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar… ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalılar… Gazetecilik ve Yayın A.Ş. ve diğerleri aleyhine 14/11/2011 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/11/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlalinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine, manevi tazminat istemleri yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile … dışındaki davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından ve özellikle mahkeme ilamından, aleyhine hüküm kurulan davalılardan … aslında davalı … Gazetesi’nin imtiyaz sahibi, davalı … da davalı … Gaz. Yay. Mat. İnş. San. Tic. AŞ’nin imtiyaz sahibi olduğu ancak hüküm fıkrasında sanki bu kişiler gerçek kişi olarak zarardan sorumluymuş gibi hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK 297/2. maddesi uyarınca; (1086 sayılı HUMK 388. maddesi) hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Şu durumda, mahkemece, hüküm kısmında davalıların kimliklerinin açık olarak yazılması gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca temyiz eden davalılardan … ve … lehine reddedilen maddi tazminat ve kısmen reddedilen manevi tazminatlar için karar tarihindeki Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi’ne göre ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken tek vekalet ücretine karar verilmesi ve … yönünden de dava husumetten reddedildiği halde bu davalı yararına ayrı vekalet ücretine karar verilmemesi doğru değildir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 31/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.