Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2016/5153 E. 2016/9446 K. 05.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5153
KARAR NO : 2016/9446
KARAR TARİHİ : 05.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı T.C. … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 27/08/2014 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 29/09/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yersiz ödemelerin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki yapılan yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; ”davanın kısmen kabül kısmen reddi ile asıl alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, faiz talebinin reddine,” karar verilmişken, daha sonra yazılan gerekçeli kararda, kısa kararda davanın kısmen kabul kısmen reddine denilmiş ise de; davacı talepleri yönünden kabul edilen bir miktarın mevcut olmadığı, ana para yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu ve faiz taleplerinin ise reddine karar verildiği gözetilerek maddi hataya dayalı bu ifade gerekçeli kararda düzeltildiği belirtilerek, ”Asıl alacak yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, faiz talebinin reddine,” karar verilmiş, böylece kısa kararla gerekçeli karar arasında açık bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; önceki kısa kararla bağlı olmaksızın; kısa karara uygun olarak gerekçesini yeniden düzenlemek veya gerekçeye uygun nitelikte yeni bir kısa karar oluşturmak ve bu şekilde kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkiyi gidermektir.
Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 05/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.