YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8451
KARAR NO : 2019/3416
KARAR TARİHİ : 19.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar … ve … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve … aleyhine 04/11/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/02/2016 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 12/03/2019 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davalı … vekili Avukat… Tuna ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duuşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Davalı … Kurumunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Tohma Çayı üzerine inşa edilmiş olan …’in, davalılardan … tarafından işletildiğini, barajın su tutması nedeniyle davaya konu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazının sular altında kaldığını belirterek, 2014 yılına ilişkin ürün zararının tazminini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek istem kabul edilmiştir.
Davalı kamu kurumu olup; kural olarak, işlem ve eylemleri kamusal nitelik taşır. Somut olayda, davalı idare tarafından diğer davalı şirkete verilen üretim lisansı ile yapılan çalışma sırasında zarara sebebiyet verildiği iddia edildiğine göre; istemin idare hukuku kuralları çerçevesinde ve idari yargı yerinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucu meydana gelen zararlardan dolayı; İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılması gerekir. Görev sorunu kamu düzenine ilişkin olup, açıkça veya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Mahkemece, davalılardan … yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevli olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş ve bu yön bozmayı gerektirmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı …’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davalı …’nin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmaz malikleri tarafından Darende Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/398 esas sayılı dosyasında, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ürün kaybı bedeli istemiyle dava açıldığı, toplam yüzölçümü 63.000,00 m² olan taşınmazın 59.172,00 m² olan kısmının su altında kaldığının tespit edildiği ve yapılan yargılama sonucunda; kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının kabulüne, su basmasına maruz kalan 59.172,00 m² alan yönünden 2011 yılı birim maliyet cetveline göre belirlenen 765.685,00 TL taşınmaz bedelinin dava tarihi olan 22/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline, dava konusu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 59.172,00 m²’sinin tapusunun ifrazı ve iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davalı … adına kayıt ve tesciline karar verildiği, temyiz edilmeden ilgili kararın 13/06/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Eldeki dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmaza ilişkin ürün kaybı bedeli yönünden davalılardan … adına Darende Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/398 esas sayılı dosyasında kayıt ve tesciline karar verilen 59.172,00 m² yönünden de hesaplama yapıldığı ve taşınmazın tamamına ilişkin 2014 yılı ürün kaybı zararının belirlendiği görülmektedir.
Şu durumda; davaya konu 125 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırmasız el atma dava dosyasında sular altında kaldığı tespit edilen 59.172,00 m² yönünden dava tarihi olan 2011 yılı birim fiyatları esas alınmak suretiyle belirlenen bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilerek davacılar yararına tazminata hükmedildiği gözetildiğinde taşınmazın tamamı esas alınmak suretiyle ürün kaybı bedeline hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece, kamulaştırmasız el atma davasında tazminata hükmedilen 59.172,00 m² alan dışında kalan kısım yönünden davacıların ürün kaybı zararının bilirkişi marifetiyle belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı … yararına, (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, davalı …’nin diğer temyiz itirazlarının ise (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddine ve davalı … yararına takdir olunan 2.037,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 19/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.