Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2017/2879 E. 2020/2772 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2879
KARAR NO : 2020/2772
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 19/04/2012 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 12/03/2013 günlü kararın Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15/09/2020 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacı adına gelen olmadı. Karşı taraftan davalılar vekili Avukat… geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, kızı Gamze Tanırkurt’un 14/04/2011 tarihinde dava dışı… isimli şahıs tarafından silahla kasten öldürüldüğünü, kızının ölmeden bir gün önce…’ın kendisine yönelik hakaret, tehdit ve cinsel tacize varacak eylemleri nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı’na başvurduğunu ve emniyet görevlileri tarafından kızının ifadesinin alındığını, ifadesinde koruma talep etmesine ve Savcılığa sunduğu telefon mesaj içeriklerinde ölümle tehdit edilmesine rağmen hiçbir önlem alınmadığını, ertesi gün ifadesi alınacağı söylenen…’ın hakkındaki şikayeti öğrenmesiyle kızına daha da öfkelenerek kızını işyerinin önünde öldürdüğünü, sanık… hakkında, yukarıda belirtilen şikayetler sonucu … Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2011/241 esas sayılı dosyasında açılan davada kızını öldürdüğü bilinmesine rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verildiğini, Emniyet Müdürlüğü’nün ve Savcılığın kızı Gamze Tanırkurt’u korumak için gerekli güvenlik önlemleri almaması sonucu ölümün gerçekleştiğini belirterek, kızının ölümü nedeniyle uğradığı maddi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar, ölen Gamze Tanırkurt tarafından koruma talebinde bulunulmadığı ve herhangi bir kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, gerek müteveffa …’un şikayetine konu mesajların içeriğinde ölümle tehdide ilişkin bir ibare ve bu hususta açılmış bir dava bulunmaması, gerekse müteveffa…’nin emniyet ve savcılığa herhangi bir koruma talebinin bulunmaması, somut olayın özellikleri itibariyle sair tehdit içeren telefon mesajları sonucu müteveffanın öldürüleceğinin öngörülebilir olmaması hususları dikkate alınarak, emniyet ve savcılığın herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı … ve … bir kamu tüzel kişisidir. Anılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusal nitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir. İstemin ileri sürülüş ve olayın gerçekleşme biçimine göre davanın anılan davalılara yöneltilmesinin nedeni de davalı idarelerin hizmet kusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince bu tür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerinde açılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Mahkemece, davalılar yönünden uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.