YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/352
KARAR NO : 2017/2402
KARAR TARİHİ : 02.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 30/05/2014 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yargı yolu bakımından görevsizliğe dair verilen 17/03/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yargı yolu nedeni görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; davalı tarafından yürütülen kazı çalışmaları esnasında, kurumlarına ait kablolara zarar verildiğini ve hasar tespit tutanağında belirlenen zararın tahsili için … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/10758 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; takip konusu yapılan maddi zararın, davalının kamu hizmeti kapsamında yürüttüğü kazı çalışmaları esnasında oluştuğu gerekçesi ile yargı yolu yönünden görevsizlik kararı verilmiştir.
Davalı … Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve … Büyükşehir Belediyesi’ne bağlıdır. Davalı, kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirmektedir. 6102 sayılı TTK m. 16’ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, davalı …’nin bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı; ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı benimsenmelidir. Haksız eylem niteliğindeki tutumundan kaynaklanan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Bu yönde yargısal uygulamalar yerleşiktir. (HGK’ nun 21.9.1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları).
Mahkemece, açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davalı hakkında yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 02/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.