Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2017/4386 E. 2018/193 K. 18.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4386
KARAR NO : 2018/193
KARAR TARİHİ : 18.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … Medya Yayıncılık A.Ş. (… Gazetesi) aleyhine 30/06/2014 gününde verilen dilekçe ile basın yolu ile kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/06/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı yayın kuruluşuna ait … Gazetesinin 13/05/2014 tarihli sayısında ve internet sitesinde “Cemaate Bağış Yapmadı Diye Tefeci İlan Ettiler”, “Parayı Ver Kurtul”, “Emniyette Paralel Temizliğin Boyutu: 42 Bin Personel” başlıklarıyla yapılan haberler ile kişilik haklarına, onur ve haysiyetine saldırıda bulunduğunu belirterek uğradığı manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, … Gazetesi ve internet sitesinde davacının dava konusu yaptığı haberlerin bulunmadığını, davaya konu haberlerin dava dışı bazı gazetelerde yer aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan haberde gerekli, yararlı ve ilgili olmayan nitelemeler ve yorumlar yapıldığı, haberin içeriğine uygun düşmeyen suç itham edici, güven zedeleyici bir üslubun kullanıldığı ve gerçeğe aykırı haberlere yer verildiği, bu durumda haberdeki, özle ve biçim arasındaki dengenin bozulduğu ve haberde hukuka aykırılığın varlığının kabul edilmesi gerektiği, davacının kişisel haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; davaya konu yazının davalı yayın kuruluşunun gerek gazetesinde gerekse internet sitesinde yayınlandığı kanıtlanamamıştır.
Kaldı ki kabule göre de; davacının dava dilekçesinde eklediği internet çıktısı ve mahkemenin de kararına gerekçe yaptığı yazının içeriği incelendiğinde, davacının isminin geçmediği görülmektedir. Normal düzeydeki bir kişinin dava konusu haberi okuduğunda davalının davacıyı hedef aldığı sonucuna varılamayacağından yazının davacıya matuf olduğu ve matufiyet unsurunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Şu durumda, davanın reddi gerekirken, yanlış değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 18/01/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.