YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/620
KARAR NO : 2019/3461
KARAR TARİHİ : 20.06.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 27/01/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylemden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06/06/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, haksız fiil nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının halk otobüsünde bilet görevlisi olarak çalıştığını, otobüsün şoförü davalının tartışmaya başladığını, davacının kendisini kavganın içinde bulduğunu, davalının davacıyı darp ettiğini, davacının ön dişlerinin kırıldığını, bu nedenle tedavi gördüğünü, implant tedavisinin pahalı olması nedeniyle takma diş yaptırmak zorunda kaldığını, davalının eylemi nedeniyle ceza mahkemesinde yargılanıp mahkumiyetine karar verildiğini belirterek diş tedavisi için yapmış ve yapacağı masraflar ile uğradığı manevi zarar nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararı taraflar temyiz etmişlerdir.
6098 sayılı TBK m. 56. hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davaya konu olan işte, olay tarihi, olayın gelişimi, davacının yaralanma şekli göz önüne alındığında hükmedilen manevi tazminat azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Davalı ceza yargılamasında haksız tahrik altında kalarak bu eylemi işlediğinden 1/2 oranında haksız tahrik indirimi yapılmış olmasına göre davacının maddi tazminat isteminin ıslah edilen kısmı ile aynen kabulü doğru olmamıştır. Şu durumda haksız tahrik nedeniyle indirim yapılmalıdır. Bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve taraflardan peşin alınan harcın istekleri halinde geri verilmesine 20/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.