Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2018/1554 E. 2019/5233 K. 13.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1554
KARAR NO : 2019/5233
KARAR TARİHİ : 13.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve … vekili Avukat … tarafından, davalılar …Lojistik Tic. Ltd. Şti. ve … aleyhine 28/09/2011 gününde verilen dilekçe ile trafik kazasına bağlı yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacılardan …’ın talebinin reddine; diğer davacının isteminin kısmen kabulüne dair verilen 24/05/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılardan …Lojistik Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılardan …’ın tüm, davacılardan …’ın ve davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Davacılardan …’ın diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasına bağlı yaralama nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacılardan …’ın talebinin reddine, diğer davacının isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti’nin sahibi olduğu, diğer davalının sevk ve idaresinde bulunan 27 F 5731 plaka sayılı tırın, 18/09/2011 tarihinde davacılardan …’ın sürücülüğünü yaptığı 06 TVV 63 plaka sayılı araca çarpması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan diğer davacının yaralandığını, davalılardan … hakkında davacılardan …’a yönelik taksirle yaralama suçundan Şanlıurfa Kapatılan 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1525 esas, 2013/472 sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirterek, davacılardan … yönünden maddi ve manevi tazminat, diğer davacı yönünden manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar; yersiz açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece; davacılardan …’ın eşi olan diğer davacının yaralanmasına dayalı manevi tazminat talebinin, davacılardan …’ın maluliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile reddine; kusur ve hesap bilirkişi raporları benimsenerek, davacılardan …’ın maddi tazminat isteminin kabulü ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK 47. maddesi (Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olay tarihi, davacılardan …’ın trafik kazasına bağlı olarak kemik kırığına yol açacak şekilde yaralanması, üç ay iş ve güçten yoksun kalması, davalılardan …’ün şerit değiştirme kurallarını ihlal ederek tam kusuru ile kazaya sebep olması bu anlamda olayın oluş ve gelişim şekli, davacının maruz kaldığı zararın kapsamı ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacılardan … yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bu nedenle davacılardan … yararına bozulması gerekir.
3) Davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dosya kapsamından, olay tarihinde davacılardan …’ın Viranşehir 2. Noteri olarak görev yaptığı, adli tıp uzmanı bilirkişi tarafından olaya bağlı olarak 3 ay süre ile iş gücünden yoksun kaldığının tespit edildiği ve davacının aylık kazancına ilişkin Noterler Birliği’nin cevabi yazısı doğrultusunda düzenlenen hesap bilirkişi raporu hükme esas alınarak adı geçen davacının bu süre zarfında noterlik mesleğinden gelir elde etmediğinin kabul edildiği; iş gücü kaybının oluştuğu zaman aralığında davacı noterin kazanç kaybının oluşup oluşmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda, yaralanmaya bağlı olarak davacılardan …’ın iş ve gücünden yoksun kaldığı 3 aylık süre zarfında görev yaptığı Viranşehir 2. Noterliğinden elde ettiği gelir konusunda bir araştırma yapılarak, davacının kazanç kaybının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacılardan … yararına, (3) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …Lojistik Tic. Ltd. Şti yararına BOZULMASINA, davacılardan …’ın tüm, davacılardan …’ın ve davalılardan…Lojistik Tic. Ltd. Şti’nin diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte yazılı gerekçelerle reddine ve davacı … ile temyiz eden davalı şirketten peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 13/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.