Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/1299 E. 2019/3293 K. 12.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1299
KARAR NO : 2019/3293
KARAR TARİHİ : 12.06.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar …’a velayeten … ve … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/07/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, cinsel istismar eylemi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalının komşu olduklarını, 15/06/2015 tarihinde davalının, ergin olmayan aynı zamanda orta derecede mental reterdasyonu bulunan müvekkiline yönelik cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiğini, davalı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/162 esas 2015/324 sayılı kararı ile cebir yolu ile cinsel istismar suçundan mahkumiyetine karar verildiğini belirterek, müvekkilinin bu olay nedeniyle oluşan manevi zararının giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı; davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı hakkında, davacıya yönelik cinsel istismar suçundan mahkumiyet kararının kesinleştiği ve davacının bedensel ve ruhsal bütünlüğünün zedelendiği gerekçesi ile istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Gerek olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. (BK’nın 47.) ve gerekse TBK’nın 58. (BK’nın 49.) maddeleri hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Somut olayda; mağdur davacının yaşı, orta derecede mental reterdasyona sahip olması, maruz kaldığı zararın kapsamı, olay tarihi, olayın gerçekleşme şekli, tarafların konumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı az olup daha yüksek miktarda manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddine ve davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 12/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.