Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/2044 E. 2021/4064 K. 01.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2044
KARAR NO : 2021/4064
KARAR TARİHİ : 01.07.2021

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ve davalı vekili tarafından talep edilmiş, davalı vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 29.06.2021 Salı günü davacı vekili Av…. ile davalı … vekili Av…. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2010/2574 sayılı dosyasında Ankara ili, Sincan ilçesi, Osmaniye mahallesi, … mevkii, .. ada, … nolu parselde kain kargir fabrika ve arsanın mütemmim cüzleri ile birlikte Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2015/13410 talimat numaralı dosyasından 05/08/2014 tarihinde yapılan açık arttırma neticesinde müvekkili şirkete ihale edildiğini, ihale ertesinde dosya borçlusu tarafından Ankara Batı İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/660 sayılı dosyası ile ihalenin feshi davası açıldığını bu nedenle taşınmazın tapuda müvekkili adına kaydedilemediğini, Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün talimat dosyasında hazırlanan ve davacı tarafından satışa girmeye esas alınan taşınmazın açık arttırma ilanında taşınmazda bulunan yapının fiziki yapısı ve içinde bulunan makine ve teçhizatları ile bir fabrika olduğunun tarif edildiğini, fabrikaya ait tüm değerlerin ayrı ayrı toplamının fabrikanın toplam değeri olarak belirlendiğini, makina ve teçhizatların 23 kalem altında belirtilmek suretiyle değerlerinin ayrıca tek tek tespit edildiğini, satışa esas alınan bedelin belirlenen tüm bedellerin içinde yer aldığını, ihalenin feshi davasının sonuçlanarak kesinleştiğini, bunun üzerine tapu işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu taşınmaza ait tüm borçların ödenmesi işlemine geçildiği ve taşınmazın kül olarak müvekkiline teslim aşamasına geçildiğini, icra memuru tarafından fabrikanın durumu hakkında zabıt düzenlendiğini, ancak satış ilanında yer alan kalemlerin adreste bulunmadığının tespit edildiğini, tüm teçhizatın sökülerek götürüldüğünü, taşınmaza ilişkin her türlü muhafaza tedbirini almakla yükümlülüğün icra müdürlüğünde olduğunu, taşınmazın tüm eklentileri ile birlikte toplam bedelinin 6.638.398,37 TL olarak belirlendiğini, KDV hariç 4.250.000,00 TL olduğunu, müvekkili tarafından KDV olarak 765.000,00 TL ve damga vergisi olarak 24.182,50 TL ödeme yapıldığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL’sinin davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, bilirkişi raporu alınarak, davaya konu 22 kalem makina ve techizatın bedelleri hesaplattırılmış, dava konusu makinelerin içinde yer aldığı taşınmazın mülkiyetinin ihale ile birlikte davacı şirkete geçmiş olmakla birlikte İcra ve İflas Kanunun 134/1 son cümle kapsamında ihale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve
idare edileceğinden icra dairesinin sorumlu olduğu gerekçesiyle dava konusu 22 kalem makine ve teçhizatın dava tarihindeki değerinin 621.000,00 TL olduğu, 73.440,00 TL KDV ve 2.321,52 TL damga vergisi olmak üzere ferileri ile birlikte 696.761,52 TL olduğu yönünde yapılan hesaplamaya itibar edilerek davanın kabulü ile 696.761,52 TL tazminatın 03/03/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından istinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince; bilirkişi kurulu raporunda davacının ihale bedeli olarak ödediği tutarın %9,60’ının 22 kalem makine ve teçhizata karşılık geldiği belirlendiğine ve ödenen tutarın %9,60’ının 408.000TL olduğu hesaplandığına göre, davacının gerçek zararı 408.000TL ve bu tutar için ödediği KDV ve damga vergisi kadar olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/04/2018 gün ve 2016/113 esas, 2018/242 karar sayılı kararının kaldırılmasına düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davacının bedelini ödediği halde kendisine teslim edilmeyen makine ve teçhizat için ödediği tutar olan 408.000TL ile bu tutarın 73.440TL olan KDV’si ve 2.321,52TL olan damga vergisi olmak üzere toplam 483.761,52TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 01/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.