Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/2123 E. 2021/4160 K. 05.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2123
KARAR NO : 2021/4160
KARAR TARİHİ : 05.07.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : …2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkmesinde görülen haksız ihtiyati haciz ve icra takibi nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; istinaf isteminin esastan reddine ilşkin kararın, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edimesi üzerine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı bankanın aldığı ihtiyati haciz kararı uyarınca yaptığı haksız hacizler nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradığını, borçlulara verilen sürenin sonu beklenmeden kredi borcunun kat edildiğini, borca yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında bankanın verdiği süreyi beklemediği için itirazlarının haklı bulunduğunu, davalı bankanın kötüniyetli olarak aynı alacak için hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla hem de usulsüz bir şekilde müşterek kefil olan müvekkilleri aleyhine icra takibi başlattığını, yapılan icra takibi nedeniyle diğer bankaların da alacaklarını riskli görerek icra takipleri başlattığını, ilçede davacıların hacizler yapılana dek iyi kazanç elde etmekteyken, icra takipleri nedeniyle hiçbir iş yapamaz hale gelindiğini, müvekkilleri …ve …’un çeşitli rahatsızlıklara yakalandığını, müvekkili …’in ilçeyi terk etmek zorunda kaldığını belirterek; maddi ve manevi zararların tazmini isteminde bulunmuştur.
Davalı Banka vekili; dava dışı Atılım Hayvancılık şirketi ile banka arasında akdedilen kredi sözleşmesine, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davacıların kredi sözleşmesi hükümlerine aykırı davrandıklarının tespiti üzerine ihtarnameler gönderilerek ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu, ihtiyati haciz kararı uyarınca genel haciz yolu ile icra takibine davalıların haksız itirazları üzerine takibin durduğunu, müvekkili bankanın takibinden önce başka bankaların da davacılar aleyhine takibe geçtiğini, davacıların halen borçlu olduğunu, itirazın iptali davasında takibin usul yönünden iptaline karar verilmesinin borcun olmadığı anlamına gelmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde belirtilen muacceliyet şartı nedeniyle herhangi bir ihtara gerek olmadığı, ihtarname ile süre verildiği gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmişse de bunun ihtiyati haczin haksız olduğu anlamı taşımadığı, nitekim davacıların ihtiyati haciz kararına yaptıkları itirazın da reddedildiği, davalı bankanın borç muaccel hale geldiğinden yeniden icra takibi başlatabileceği, davacıların sırf ihtiyati hacizden kaynaklı bir maddi zararının bulunmadığı, davacılar aleyhine başkaca hacizlerin de bulunduğu ve davalıya halen borçlarının devam ettiği, davacıların rahatsızlığı ile başlatılan icra takipleri arasında illiyet bağının kurulamadığı, davalı bankanın takibinden önce de sonra da takipler yapıldığı, davacıların iddialarını ispatlayamadığı ve maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıların kefili oldukları kredinin ödenmesi için takipten önce ilk olarak başka bir banka tarafından ilamsız takip başlatılarak davacıların malvarlığı üzerine haciz konulduğu, davalı bankanın haciz koydurduğu taşınmazların tapu kayıtlarında ihtiyati haciz şerhinden önce ve sonra değişik icra dosyalarından başkaca hacizler konulduğunun anlaşıldığı, itirazın iptali davasında iptal gerekçesinin sürenin sonunun beklenilmemesi nedeniyle şekli bir eksikliğe dayalı olduğu, esasen davacıların davalı bankaya halen borçlu oldukları, hatta aynı kredi sözleşmesi uyarınca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itiraz edilmediği ve bu takibin kesinleştiği gözetildiğinde, ihtiyati hacze konu alacağın var olduğu ve ödenmediği, davacıların gerçek bir zararın varlığını ispat edemedikleri gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 14,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 05/07/2021 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.