YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2835
KARAR NO : 2021/4773
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı … adlı işçinin davalı Diski Genel Müdürlüğü’nde 29.07.1980 tarihinde işçi olarak işe başladığını, 06.07.2004 tarihinde TİS’in 38.maddesi gereği 1 yıl ücretsiz izne ayrıldığını, 23.07.2004 tarihinde … Belediye Başkan Yardımcılığı’na getirildiğini, 06.07.2005 tarihinde tekrar davalı işyerinde işe başladığını, 08.07.2005 tarihinde 1 yıl ücretsiz izne ayrıldığını, 13.02.2006 tarihinde davacı idareye dilekçe vererek 14.03.2006 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, 5393 sayılı Kanun gereğince belediye başkan yardımcılığına getirilen şahısların istemine bağlı olarak bir sosyal güvenlik kurumu ile ilişkilendirileceği hüküm altına alındığından davacının talebine bağlı olarak … ile ilişkilendirildiğini, ancak bu ilişkilendirmenin bir işçi işveren ilişkisi anlamına gelmediğini, belediye başkan yardımcılığının norm kadro karşılığı personel istihdamı niteliğinde olduğunu, davacının emekli olduğu tarihte davalı kurumun işçisi olduğunu, …’ın 2006 yılı mali denetiminde yaptığı tespitler doğrultusunda 988 no’lu … ilamı ile ödemenin kanuna aykırılığının tespit edildiğini ve ilgili memurlara tazmin yükümlülüğü getirildiğini, hatalı olarak yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşmeye neden olduğunu belirterek 49.043,49 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Mahmut Korkmaz’ın 14.03.2006 tarihinde emekli olmak istediğini, emeklilik talebinin … Diyarbakır İl Müdürlüğü’ne bildirildiğini, ancak son iki yılda … tarafından …’ya prim yatırılmış olması ve 1475 sayılı İş Kanununun 14/5. maddesi uyarınca … tarafından emeklilik talebinin reddedildiğini, son işvereninin … olduğunu, kıdem tazminatından davacının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı…’ın 5393 sayılı Kanun’un 49/7. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca işçi sayılmasının ve davacı ile işçi-işveren ilişkisinin kurulmasının mümkün olmadığı, TİS gereği ücretsiz izne ayrılmasının sözleşme ilişkisini ortadan kaldırmayacağı, davacı tarafından ödenen kıdem tazminatının son görev yaptığı davalı tarafından ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde davalı tarafından davaya konu edilen alacağın 14.07.2014 tarihinde ödendiğine dair belge ibraz edildiği anlaşıldığından bu hususun mahkemece değerlendirilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.