YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2866
KARAR NO : 2021/4457
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ : Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen davanın reddine ilişkin hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davacıya ait akaryakıta kaçak olduğu iddiasıyla el konulduğunu, ceza yargılaması sonucunda müvekkilinin beraatine ve el konulan 32.000 litre motorinin iadesine karar verildiğini, hükümün Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, fakat el konularak yediemine teslim edilen motorinin bulunamadığını ve müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle Hazine aleyhine dava açıldığını, yargılama sonucunda 32.000 litre motorin karşılığı olarak 19.816,00 TL üzerinden davanın kabulü ile yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verildiğini, iş bu kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/7944 esas sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiğini, Cihanbeyli İcra Müdürlüğünün 2015/579 esas sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu, ilam alacağının yasal faizi ile birlikte tahsil edildiğini, fakat motorinin dava tarihi itibariyle litre fiyatının bu miktarın üzerinde olduğunu, müvekkilinin bu kapsamda faizle karşılanmayan munzam zararının ortaya çıktığını belirterek, munzam zarar alacağının davalı idareden tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; munzam zararın söz konusu olmadığını, kesinleşen mahkeme kararına dayalı olarak başlatılan icra takibinde, takip borcunun zamanında ödendiğini belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, talebin munzam zarar olarak tanımlanamayacağı, alacağa yasal faiz uygulanmasının amacının paranın alım gücünün korunması ve değer kaybının oluşmasının önlenmesi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine de bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince yargılama ve yerine getirme aşamasının uzamasından kaynaklandığı ileri sürülen munzam zarardan, davalının sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına, özellikle davacının munzam zararın varlığını ispat edememiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA,, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.