Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/2907 E. 2021/5433 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2907
KARAR NO : 2021/5433
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, … sicil numaralı devredilen emekli sandığı iştirakçisi …’in astsubay üstçavuş olarak görev yapmakta iken davalının kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazasında vefat etmiş olduğunu, iştirakçinin ölümü nedeni ile eşine 75.157,82 TL. peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 129. maddesi uyarınca 52.610,47 TL gelirin, dava dilekçesinde yazılı faizi ile birlikte ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile, 52.606,97 TL’nin onay tarihi olan 11/04/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalının karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden iştirakçi hak sahibine bağlanan gelirin, mülga 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 129. maddesi uyarınca tazmini (rücu) istemine ilişkindir.
Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 129. maddesinde “Vazifeleri içinde veya dışında her hangi sebeple zarar görmüş veya tehlikeye düşmüş ve bundan dolayı adi malûl durumuna girmiş iştirakçilerin veya bunlardan ölenlerin, dul ve yetimlerinin; sebep olanlar aleyhine açacakları davaları Sandık dahi kovuşturmaya ve bu davalara üçüncü şahıs olarak girmeye ve dul ve yetimler tarafından dava açılmamış ise bunu doğrudan doğruya açmaya yetkilidir. Dava sonunda para tazminatı da alınırsa bundan kovuşturma için yapılan masraflarla birlikte emekli, adi malüllük, dul ve yetim aylıkları bağlanan hallerde bu aylıkların beş yıllığı; (Toptan ödeme) yapılan hallerde de bunların toplamının yarısı Sandıkça alınarak, varsa, geri kalanı ilgililere ödenir. Sebep olanlar iştirakçi ise ve bunlara bu kanuna göre Sandıklarca her hangi adla olursa olsun ödeme yapılacaksa istihkakları dava sonuna kadar hükmolunacak tazminata karşılık olmak üzere ödenmez.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; mahkemece, aktüerya-hesap bilirkişisinden alınan 01/01/2019 tarihli raporla; destekten yoksun kalma zararı hesaplanmış, hesaplamalar sonunda … Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 06/03/2015 tarihli raporla belirlenen kusur durumu dikkate alınarak davalı taraftan 52.606,97 TL’si gelirin onay tarihi olan 11/04/2008 tarihinden itibaren rucüen talep hakkı olduğu yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece hükme dayanak yapılan bu raporla Mülga 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu’nun 129. maddesi kapsamında “… emekli, adi malüllük, dul ve yetim aylıkları bağlanan hallerde bu aylıkların beş yıllığı; (Toptan ödeme) yapılan hallerde de bunların toplamının yarısı Sandıkça alınarak, varsa, geri kalanı ilgililere ödenir.” değerlendirme yapılmadan rapor hazırlandığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru değildir. Eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 23/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.