Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2019/3230 E. 2021/8233 K. 04.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3230
KARAR NO : 2021/8233
KARAR TARİHİ : 04.11.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 05/10/2021 salı günü davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davalı …’ın 13/08/2005 tarihinde sevk ve idaresindeki diğer davalı …’a ait olan …plakalı motorsiklet ile seyri sırasında dava dışı yaya…’a çarpması sonucu meydana gelen kazada…’ın vefat ettiğini ve motorsiklette yolcu olan müvekkili davacı …’ın ağır şekilde yaralandığını ve % 22.2 oranında malul kaldığını belirterek, 20.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; Adli Tıp Genel Kurulunun 25/02/2016 tarihli raporu ile davacının söz konusu kaza nedeni ile % 22,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 ay olduğu, Kuyucak (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/119 esas, 2009/172 karar numaralı dosyasında 13/08/2005 tarihinde yaşanan söz konusu kazada hayatını kaybeden…’ın eşi tarafından maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, dosya kapsamında kusur durumuna ilişkin alınan 10/09/2007 tarihli adli tıp raporunda davalı motosiklet sürücüsünün % 65, yaya…’ın % 35 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, söz konusu kararın … denetiminden geçerek 25/01/2012 tarihinde kesinleştiği, motosiklet sürücüsü … ile motosiklette yolcu olarak bulunan davacı …’ın olay günü birlikte alkol aldıkları, sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği motosiklete davacının kendi rızası ile bindiği, motosiklette yolcu olarak bulunan davacının beyin travması geçirmesine neden olan kaza sırasında başına kask bulunmadığı ve esasen davacının davalı … tarafından hatır
taşımacılığı kapsamında yolculuk ettiği ve davacının kendi yaralanması bakımından müterafık kusurlu olduğu anlaşılmakla bahsedilen hususlar hep birlikte nazara alınarak 21/03/2018 tarihli maddi tazminat hesap raporunda belirlenen tazminat tutarından % 50 oranında indirim yapılarak, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 102.952,40 TL maddi tazminatın ve 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/08/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin ileri sürdüğü tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğinden; İlk Derece Mahkemesince; davacının sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesine ilişkin olarak üç farklı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, … Üniversitesi … Bilimleri Bölümü Öğretim üyesinden alınan 05/07/2017 tarihli hesap raporunda; davacının % 22.2 maluliyet oranı, davalı tarafın % 65 oranında kusur oranı ve davacının bilinen saatlik ücretinin asgari saatlik ücrete oranının 4.36 katı olduğu esas alınarak sürekli iş göremezlik zararının 226.031,57 TL olarak hesaplandığı ve bu tutardan müterafik kusur ve dava dışı sigorta şirketince ödenen 42.621,02 TL güncellenen tutarın mahsubunun gerektiğinin mütalaa edildiği, anılan bu raporun ibrazından sonra davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 31/07/2017 tarihli ıslah dilekçesinde, sigorta şirketi tarafından ödenen ve güncellenen tutarın mahsubu ile davacının davalılardan talep edebileceği tazminat tutarının 183.410,55 TL olduğu ve buna ilişkin bir itirazlarının olmadığı beyan edilerek bu tutara dava miktarının arttırıldığı, mahkemece bu aşamadan sonra tekrar farklı bir aktüer bilirkişiden alınan 21/03/2018 tarihli raporda, bu defa asgari ücretin 5 katı üzerinden davacının geliri olduğu esas alınarak yapılan hesaplama sonucu tazminat tutarının 275.134,80 TL olarak hesaplandığı ve mahkemece alınan bu son raporun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın 26. (HUMK’un 74.) maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda anılan şekilde davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 31/07/2017 tarihli ıslah dilekçesinde, 05/07/2017 tarihli rapor ile yapılan hesaplama uyarınca davacının davalılardan talep edebileceği tazminat tutarının 183.410,55 TL olduğu ve buna ilişkin bir itirazlarının olmadığı beyan edilerek bu tutara dava miktarının arttırılmış olmasına rağmen davacı yararına talebi aşacak şekilde 21/03/2018 tarihli hesap raporunda belirlenen miktar esas alınmak suretiyle fazla tazminata karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesinin davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/2 ve 371. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) no’lu bentte gösterilen nedenlerle reddine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 04/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.