YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/697
KARAR NO : 2021/4204
KARAR TARİHİ : 06.07.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tebligatların nasıl yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nda düzenlenmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa’nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Aynı Kanunun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” hükmü yer almaktadır. Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır.
Somut olayda; davalılar … ve …’a mahkemenin gerekçeli kararının ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin Tebligat Kanunu’nun 2171 maddesine göre yapıldığı, tebligat evraklarında da bilgisine başvurulan komşu adının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalıya Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yukarıda izah edilen şekilde yapılan tebligatlarda, muhatabın geçici olarak adresten ayrıldığının bildirilmesi halinde bildirimi yapan komşusunun kim olduğunun açık bir şekilde belirtilmesi ve imzasının alınması gerektiği, aksine bir durumda yapılan tebligatların geçerli olmadığı, benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/12/2004 tarihli, 12-765 esas, 730 sayılı kararında ifade edilmiştir. Dolayısıyla anılan davalılar adına Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapıldığı anlaşılan gerekçeli karar tebliği ve davacı tarafın temyiz dilekçesi tebliği usulüne uygun değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin gerekçeli kararının ve davacının temyiz dilekçesinin davalılar … ve …’a Tebligat Yasası hükümlerine uygun olarak tebliği ile buna ilişkin tebligat parçasının dosyaya konulması ve temyiz süresinin beklenilmesi, ondan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 06/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.