YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2237
KARAR NO : 2020/3069
KARAR TARİHİ : 30.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 25/11/2014 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile faiz alacağı istenmesi üzerine adli yardım talebi kabul edilerek mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 30/04/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, faiz alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davacının oğlu Kamber Avcı’nın ehliyetsiz olarak iş makinesi kullanan dava dışı İsmail Kaya’nın sevk ve idaresindeki Nizip Belediyesi’ne ait iş makinesinin altında kalması sonucunda 17/09/2004 tarihinde vefat ettiğini, davacının bu olay nedeniyle Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/552 esas sayılı dosya ile manevi tazminat ile destek tazminatı davası açtığını, anılan dosyada davalı tarafın … ile iş makinesi sürücüsü İsmail Kaya olup, davacının bu olay nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla maddi ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini, ayrıca hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ettiğini ancak buna rağmen mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminata faiz yürütülmeden hüküm tesis edildiğini belirterek, hüküm altına alınmayan faiz alacağına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, faize ilişkin talebin asıl alacaktan ayrı bir dava olarak ileri sürülmüş ve talep edilmiş olması halinde asıl alacak için geçerli olan zamanaşımı süresinin faiz için de geçerli olacağını, zamanaşımının dolduğunu ayrıca faiz alacağının asıl alacaktan ayrı olarak talep edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu kazanın 17/09/2004 tarihinde meydana geldiği, BK ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK uyarınca bu dava için zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, eldeki davanın 25/11/2014 tarihinde açılmış olduğu ve kazanın üzerinden 10 yıl 2 ay geçmiş olduğu ve davalı vekilince de süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulmuş olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davanın evvelce dava konusu edilmesine rağmen hüküm altına alınmayan faiz alacağı istemine ilişkin olduğu ve faize ilişkin asıl alacağın dava konusu edildiği Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/552 esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği, asıl alacağa ilişkin kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Şu durumda, mahkemece asıl alacağa ilişkin kararın kesinleşmesi beklenmeli, daha sonra varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 30/09/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.