YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2355
KARAR NO : 2021/8239
KARAR TARİHİ : 04.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2/11/2021 Salı günü davacı vekili Av. … ile davalılar vekili Av. … geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ile davalılar vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 27/09/2000 tanzim ve 20/01/2001 vade tarihli 485.000 USD bedelli, borçlusu …, alacaklısı … Turizm İşletmecilik A.Ş. olan kambiyo senedinin davalı … tarafından şirket adına ciro edilmek suretiyle müvekkiline verildiğini, senet bedelinin ödenmemesi üzerine davalıların 50.000 Alman Markı ödemeleri mahsup edilerek 431.000 USD üzerinden Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2002/5324 esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine kısmi icra başlatıldığını, icra takibinin akabinde davalılar … ve …’nin söz konusu bononun sahte olarak düzenlendiğinden bahisle müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, 02/06/2003 tarihinde müvekkili hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/105 esas sayılı dosyası ile sahte senet tanzim ettiği gerekçesi ile yargılanmaya başlandığını, yargılama sırasında 28/10/2008 tarihli bilirkişi raporunda ve 03/06/2009 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda imzanın davalı …’in eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin beraat ettiğini, bu defa da müvekkilinin davalılar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve davalıların sahte senet tanzim ettiklerinin mahkeme kararıyla kesinleştiğini, müvekkilinin davalılar tarafından sahte olarak düzenlenen senet nedeni ile yaklaşık 130 kadar duruşmalara katıldığını ve Antalya’dan Konya’ya defalarca gidip gelmek zorunda kaldığını ve bu nedenle önemli miktarda yargılama masrafı ve vekalet ücreti ödediğini, kişilik haklarına saldırıda bulunulması nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesi için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından; davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
İlk derece mahkemesince; davaya konu söz konusu senedin davalı … Tüzel tarafından imzalandığı, diğer davalı … tarafından ciro edilerek davacıya verildiği, senedin alacaklısının ise davalı şirket olduğu, davacıya karşı eyleminin davalılar tarafından birlikte gerçekleştirildiği, yapılan eylemin davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, davacının söz konusu senet nedeniyle bir kısım mahkemelerde davacı ve davalı olarak bulunduğu ve bundan dolayı zarara uğradığından bahisle maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de tarafların davacı ve davalı olduğu dosyalarda yargılama giderlerinin değerlendirildiği gerekçeleriyle maddi tazminat yönünden davanın reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı vekili ile davalılardan … Turizm Hayvancılık Tarım Ve İşletmecilik A.Ş ve … vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; davacının davalıların kendisini bilerek sahtecilikle suçladıkları iddiasıyla işbu davayı açtığı, davalılara isnat edilen eylem 765 sayılı TCK’nın 267. maddesi kapsamında iftira suçu niteliğinde olduğu, iftira suçu yönünden suç tarihi, davalılar tarafından davacı hakkında savcılığa verilen şikayet dilekçesinin tarihi olan 13/01/2003 tarihi olup, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’da ceza davası zamanaşımı süresi ise aynı Kanunun 102/4. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu, eldeki dava 14/08/2012 tarihinde açılmış olup dava açıldığı tarihte ceza davası devam etmediğinden, uzamış (ceza) zamanaşımı süresinin olay tarihinden hesaplanması gereği de göz önüne alındığında 5 yıllık zamanaşımı süresi 13/01/2008 tarihinde dolduğu, yine davacı hakkında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/312 Esas, 2009/383 Karar sayılı ilamıyla verilen beraat kararının Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği tarih olan 18/07/2011 tarihinden itibaren de 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60/1. (6098 sayılı TBK’nın 72/1.) maddesindeki bir (iki) yıllık sürenin de dava tarihi itibarıyla dolduğu , ilk derece mahkemesi tarafından, süresinde ileri sürülen zamanaşımı itirazı nazara alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile zamanaşımının dolmadığı kabul edilerek davanın esasının incelenerek karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılardan … Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve …’in istinaf kanun yolu başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; davalı … aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın 14/08/2012 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı … aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılar … Turizm Hayvancılık Tarım ve İşletmecilik A.Ş. ve … aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalılardan … Turizm A.Ş. ve …’e yönelik tüm, davalı …’e yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına
uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacının davalı …’e yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (CMK) 324/1. maddesi uyarınca “Harçlar ve tarifelerine göre ödenmesi gereken avukatlık ücreti ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla devlet hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.”
Dosya kapsamına göre, dava konusu olayla ilgili ceza yargılaması Konya’da yapılmış olup, davacının ikamet adresi olan Antalya’dan yargılamayı takip için Konya’ya gidip geldiği, yol masrafı ile konaklama gideri yaptığı sabit olup, bu giderler ceza dosyasındaki CMK’nın 324. maddesi kapsamındaki yargılama giderlerinden olmayıp davacının olay nedeniyle uğradığı maddi zararıdır. Davacının, aleyhine yapılan yargılama sürecine yönelik yol giderleri (konaklama hariç) yönünden talebinin kabulü gerekirken bölge adliye mahkemesince bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının, davalılar … Turizm A.Ş. ve …’e yönelik tüm, davalı …’e yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacının davalı …’e yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalı …’ten alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı …ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde davacıya geri verilmesine 04/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.