Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2434 E. 2022/13062 K. 25.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2434
KARAR NO : 2022/13062
KARAR TARİHİ : 25.10.2022

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalının evli olduğu…’le 1997 yılında fiilen ayrıldığını, 2002 yılında davacıyla imam nikahıyla evlendiklerini, 2002 yılında müvekkili ile resmi nikah vaadiyle imam nikahı kıydıran davalının, aradan geçen 16 yıllık süre boyunca müvekkille resmi olarak nikahlanmadığı gibi müvekkiline ağır hakaretler ettiğini ve kötü davrandığını, davalının aradan geçen 16 yıl boyunca müvekkilini oyaladığını iddia ederek 100,00 TL maddi tazminatın, 1.000.000, TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacının yaklaşık 16 yıldan bu yana imam nikahlı olarak birlikte yaşadıklarını, birlikte yaşamaya başladıkları günden bu yana da müvekkilinin… ile resmi nikahlı olarak evli bulunduklarını, davacının bu resmi nikahtan haberdar olduğunu, bu durumu bilerek, kabul ederek ve isteyerek kendisinden 25 yaş büyük müvekkili ile ilişki kurduğunu, resmi nikahlı bir şeklide evli olan davalının bu evliliğinin ölene kadar devam edeceğinin kendisine bildirilmesine rağmen davacının resmi nikah vaadinde bulunduğu iddiasının tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğu gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının evlilik vaadiyle oyalanması iddiasına ilişkin manevi tazminat talebi yönünden; davacının beyanında davalının resmi olarak evli olduğunu bildiğini, davalının evliliğin devamı noktasında baskısının olmadığını belirttiğinden ve davalının evli olduğu gerçeğine razı olan davacının aradan geçen süre de gözetildiğinde 16 yıl süre ile evlilik vaadi ile kandırıldığından söz edilemeyeceğinden davacının evlilik vaadiyle birlikte yaşaması sebebine dayalı manevi tazminat talebinin reddine, ancak davacı tanıkları davalının dönem dönem davacıya hitaben hakaret içeren söylemlerde bulunduğunu beyan ettiğinden, bu nedenle davalının hukuka aykırı söylemleri ile davacının kişilik hakkının ihlale uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi tazminat istemi ile fazlaya dair manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı taraf vekillerince istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının maddi zararı ispat edemediği, davalının önceki eşi ile resmi nikahlı olduğunu bildiği ve bu durumu bilerek birlikte yaşamayı kabul ettiği, bu nedenle manevi tazminat talebinin reddi isabetli olduğu, ancak davalının davacıya hakaret ettiği sabit olmakla, tarafların kusur durumu ile ekonomik ve sosyal durumu, olayın gelişimi ve oluşu açısından davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 25.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.