YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2486
KARAR NO : 2022/10779
KARAR TARİHİ : 26.09.2022
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … …tarafından, davalı … aleyhine 09/04/2018 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/04/2019 günlü karara karşı davalının istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalının istinaf başvurusunun kabulü, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen 26/12/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 58.800,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Davacı, dava dışı üçüncü kişilerin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle İdarece ödenen 108.478,06 TL’nin davalıdan rücuen tazminini istemiş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 65.086,84 TL’nin rücuen tahsiline karar verilmiş; bu karara karşı da davacı temyiz yoluna başvurmuştur.
Somut olayda, hükmedilen rücu miktarı ve reddedilen miktar nazara alındığında temyize konu olan tutar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırı altında kalmaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp, davacının temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.