Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2511 E. 2022/12744 K. 20.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2511
KARAR NO : 2022/12744
KARAR TARİHİ : 20.10.2022

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.09.2017 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden hüküm kurularak davanın reddine dair verilen 21.02.2020 günlü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; müvekkillerinin 14/12/2015 tarihinde vefat eden …’ın eşi, kızı ve annesi olduklarını, belirtilen tarihte …’ın ölüm haberini alarak derin bir üzüntü yaşadıklarını, henüz bu şoku atlatamamış ve defin işlemleri tamamlanmamışken müteveffaya dair haberin internet sitesinde yer aldığının öğrenildiğini, 14/12/2015 tarihli haberin başlığının “gardiyanın feci sonu” şeklinde olup haber içeriğinin de gerçeğe aykırı olduğunu, haber içeriğinde “İzmir’in Buca ilçesinde alkolle birlikte uyuşturucu hap içen gardiyan … fenalaştıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. … nin sahte rakıdan ölüp ölmediğinin araştırıldığı belirtildi.” ifadelerinin yanında müteveffanın fotoğrafına da yer verildiğini, gizli kalması gereken açıklanmasında kamu yararı bulunmayan özel yaşamıyla ilgili yayın yapılmasında kamu yararı bulunmadığını, ölünün hatırasına saldırı durumunda onun yakınlarının da tazminat isteyebileceğini ileri sürerek her bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiliyle müvekkillerine ödenmesine, hukuka aykırı saldırının önlenmesi bakımından tedbir kararı verilmesine, aynı sitede aynı büyüklükte düzeltme yayınlattırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; olayın dava dışı … isimli şahsın şüpheli ölümü ve bunun haber yapılmasından kaynaklandığını, …’ın ölümünün şüpheli görülerek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/110533 sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığını ve otopsi yapıldığını, haberin görünürde gerçekliğe uygun olduğunu, haberde davacılara bir isnat bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; haberde müteveffanın fotoğrafının mozaiklenmeden büyük boyda yer aldığı, davacının sahte içki ve uyuşturucu hap kullanması sonucu öldüğüne dair hiç bir delil bulunmadığı, haberin ölen şahsın annesi, kızı ve eşi olan davacıların, olayın aslını yakın çevrelerine bile anlatmakta zorlanmalarına, üzüntülerinin artmasına neden olacağı, söz
konusu haberde özle biçim dengesinin bozulduğu gerekçesiyle her bir davacı için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davaya konu olayda; davacıların bizzat şahıslarına yönelik bir açıklama yapılmadığı, kamuda infaz ve koruma memuru olarak görev yapan kimsenin fotoğrafı kullanılarak şüpheli bulunan ölüm haberinin verilmesinde kamu yararı olup hukuka uygunluk sınırları içerisinde kaldığı ve davacıların kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2 hükmü gereğince kaldırılmasına, yeniden hüküm oluşturulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olup, kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 20/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.