YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2546
KARAR NO : 2021/3583
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Asıl davada davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 22/03/2016 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat, karşı davada davacı … vekili Avukat … tarafından davalı … aleyhine 13/04/2016 gününde adli yardım talepli olarak verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece davalı-karşı davacı … yönünden adli yardım talebi kabul edilerek yapılan yargılama sonunda; asıl ve karşı davanın reddine dair verilen 24/04/2018 günlü karara karşı davacı-karşı davalı … vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davacı-karşı davalı … vekilinin, Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/207 Esas – 2018/450 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair verilen 30/01/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi adli yardım talepli olarak davacı-karşı davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
6100 sayılı HMK madde 334 de “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.” hükmü getirilmiştir. Aynı kanun madde 336 da ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dilekçeye ekli ve dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı-karşı davalı …’in yukarıda belirtilen kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.
Davacı-karşı davalı … vekili; davalı …’in kızı …’in evden kaçtığını, davalı …’in ise haksız ve dayanaksız bir şekilde müvekkili hakkında şikayetçi olduğunu, müvekkilinin …’i kaçırdığını iddia ettiğini, müvekkili hakkında Muş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatı ile soruşturma başlatıldığını, ancak kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, müvekkilinin bu soruşturma nedeni ile Muş ili Korkut ilçesinde rahat bir şekilde yaşama imkanı bulamayarak taşınmak zorunda kaldığını, taşınma ve iş değiştirme nedeniyle maddi zarara uğradığını, müvekkilinin davalının bu haksız şikayeti nedeniyle toplum içinde “küçük bir kız çocuğunu kaçıran ve istismarda bulunan kişi” damgası yediğini ve lekelendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı … vekili; davacı tarafın müvekkilinin evine 17 yaşında lise öğrenimini gören kızını istemeye geldiğini ve henüz okul okuyan kızının evlilik planlarının olmadığını ve kızını vermeyeceklerini söylemeleri üzerine, davacı tarafın müvekkilini “sen kimsin kızını bize vermiyorsun, bizim gibi bir aileye kız vermemek ne demek oluyor, kızını bize vermezsen yaşatmayız” şeklinde hakaret ve tehditler savurduğunu, davacı tarafın 06/04/2016 tarihinde Muş Devlet Hastanesi civarında müvekkilini darp ettiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL manevi ve 1.000,00 maddi tazminatın davalıdan tahsiline ve asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden yapılan yargılamada; Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/4712 soruşturma numaralı dosyasında davalı-karşı davacı …’in kızı …’in ortadan kaybolması sebebi ile haklı ve makul şüphe ile soruşturma makamına kızı …’in davacı- karşı davalı … ile davadışı …’in yanında olabileceğini beyan ettiği, davacı- karşı davalı …’in soruşturma dosyasındaki beyanına göre de olaydan yaklaşık beş gün önce davalı- karşı davacı …’in evine gittiğini kabul ettiği, bu haliyle …’in davacı- karşı davalı … hakkındaki şikayetinin makul ve hak arama sınırları içerisinde kaldığı, karşı davaya ilişkin yargılamada ise; davalı- karşı davacı … vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde …’in 06/04/2016 tarihinde müvekkilini darp ettiğini bildirdiği, olayla ilgili yürütülen Muş Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1878 soruşturma numaralı dosyasında şüpheli …’in mağdur …’e karşı iddia edilen yağma eylemini gerçekleştirdiğine dair müştekinin soyut beyanları dışında dava açmaya yeterli somut delil bulunmaması sebebi ile kamu adına kavuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bu haliyle davacı- karşı davalı …’in davalı- karşı davacı …’e karşı haksız fiilde bulunduğunun soruşturma dosyası ile ispatlanamadığı, davalı- karşı davacı …’in dava devam ederken 01/05/2017 tarihinde vefat ettiği, davacı karşı davalı … vekili tarafından davanın …’in mirasçılarına yöneltildiği, mirasçılardan …, … ve …’in kendilerini bir vekille temsil ettikleri ve … tarafından açılan davayı takip etmek istediklerini belirttikleri gerekçesiyle davacı- karşı davalı …’in maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, davalı-karşı davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davasının reddine karar verilmiş; karara karşı davacı-karşı davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı-karşı davalı … vekilinin, Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/207 Esas – 2018/450 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı-karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, davacı-karşı davalı …’in adli yardım talebi Dairemizce kabul edilmiş ise de HMK 339.maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 59,30 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 23/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.