YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2680
KARAR NO : 2021/4014
KARAR TARİHİ : 30.06.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Ankara 11.Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 05/06/2018 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 02/07/2019 günlü karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 26/02/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; davalı ile davadışı Çiftçiler Gayrimenkul Yatırım Danışmanlık İnşaat ve Ticaret A.Ş. arasında gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin de söz konusu sözleşmede müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığını, sözleşmede belirtilen bağımsız bölüm bedelinin davalı tarafından davadışı şirket hesabına ödenmesine rağmen davaya konu bağımsız bölümün teslim edilmediğinden bahisle davalı tarafça müvekkili ve davadışı şirket aleyhinde gecikmeye bağlı cezai şart, munzam zarar ve eksik imalata dayalı olarak tüketici mahkemesinde alacak davası açıldığını, bu dava devam ederken bu kez davalı tarafından müvekkili aleyhine gecikmeye bağlı cezai şartın tahsili için iflas yolu ile adi takip başlatıldığını, davalının cebri icra tehdidi altında kasten müvekkilinin ticari itibarını, finansal ve kredi kaynaklı ilişkilerini hedef aldığını, bu nedenle müvekkilinin olumsuz etkilendiğini belirterek 1.000.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin yasal yollara başvurarak hak arama özgürlüğünü kullandığını, davacı şirketin zarara uğraması amacı gütmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalının uğradığı zararın tazminini istemekte haklı olduğu, yasal yollara başvuru hakkını kullandığı, davalının davacı şirketin mali yeterliliği olmadığı, iflas ettiği söylentilerini yaydığı iddia edilmiş ise de bu söylentilerin davalı tarafça
yapıldığının ispat olunamadığı, ayrıca donanımlı bir şirketin böyle bir söylenti ile ticari itibarının zedelenmesinin hayatın olağan akışına uymadığı, sadece bir kişi tarafından yapılacak bir söylenti sonrasında bir zararın oluşamayacağı, ticaret hayatında oluşabilecek olumsuzluklar, rizikolar, ekonomik dalgalanmalar karşında gerekli önlemlerin alınabileceği, bu tür söylentiler ile ticari itibarın zedelenmesinin mümkün olamayacağı, davalı tarafça açılan iflas davasının reddolunduğu, sırf bu dava nedeniyle ticari itibarın zedelenemeyeceği bu nedenle manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4,90 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 30/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.