Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2855 E. 2022/10700 K. 20.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2855
KARAR NO : 2022/10700
KARAR TARİHİ : 20.09.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Av…. tarafından, davalı …Ş. aleyhine 04/11/2015 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2018 günlü karara karşı tarafların istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair verilen 27/06/2019 günlü Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararı sonrasında ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26/11/2019 günlü karara karşı davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 02/07/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafından kurulan Zekere Regülatörü ve HES projesinin yapımı aşamasında, yükleme havuzu ve cebri boru güzergahında zemin etüdü yapılması için gerekli olan makinelerin ilgili alana götürülebilmesi için ulaşım yolu açılması ve etüt aşamasında bahçe sahibine zarar verilmemesi veya zarar meydana gelirse zararın tamamının giderilmesi konusunda mülk sahibi olarak müvekkilinin babası ile davalı şirketin yüklenicisi Gentes Genel Enerji Tesisleri Proje İşletme Bakım Mühendislik ve Müşavirlik A.Ş. arasında 17/01/2008 tarihli taahhütname düzenlendiğini, ancak yol geçirilirken gereğinden fazla kazı yapıldığı gibi çıkan hafriyatların da aynı araziye dökülmesi sebebiyle davaya konu taşınmazların zarar gördüğünü, zarar gören taşınmazların tapu malikinin müvekkilinin babası olduğunu, ancak gerçek malikin müvekkili olduğunu, taşınmazların fındık bahçesi niteliğinde olduğunu, 26 parsel üzerinde ayrıca ev bulunduğunu, verilen zarar sebebiyle taşınmazların kullanılamaz hale geldiğini, ürün zayiatı karşılığında geçmiş yıllar zararı ödendiği halde 2015 yılı fındık ürün gelir kaybının ödenmediğini, ayrıca tarımsal destekleme gelirinin de alınamadığını belirterek taşınmazın eski hale getirilmesi, dikim-bakım yetiştirme giderleri, ürün verecek hale gelinceye kadar olan dönem için gelir kaybı, 2015 yılı ürün gelir kaybı ve tarımsal destekleme gelir kaybı, arazinin kalan kısmında oluşan zarar ve değer kaybı ile arazinin üst kısmına duvar yapılması giderinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili ile yüklenici firma arasında imzalanan sözleşme ve taahhütname gereğince zarardan müvekkilinin değil yüklenici firmanın sorumlu olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazların malikinin davacı olmaması sebebiyle taraf sıfatının bulunmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, 2009 yılında yüklenici firma tarafından yapılan yol inşaatı sırasında bir kısım toprak dökülmesi nedeniyle verilen zararın tamamının ödendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 4.148,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 20/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.