YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2949
KARAR NO : 2022/14529
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İİK’nın 5.maddesinden kaynaklanan maddi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/12/2017 günlü kararın taraf vekillerinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine dair verilen 18/02/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, alacaklı Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş. tarafından başlatılan Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 1994/7730 sayılı dosyasında müvekkilinin kefil sıfatıyla borçlu olduğunu, borca yapılan itiraz üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2001/451 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin kefillerden biri olarak borç miktarının belli bir kısmından sorumlu tutulduğunu, borcun bir kısmını ödeyen müvekkilinin icra müdürlüğüne başvurarak kalan borcunun hesaplanmasını istediğini ve hesaplanan borcu da ödediğini, 30/05/2007 tarihinde de Ankara 6. İcra Müdürlüğü tarafından borcun kalmadığı ve dosyanın işlemden kaldırıldığına dair yazı düzenlendiğini, daha sonra borçlu kefillerden Haydar Kartal tarafından kefiller yönünden borcun kalmadığına dair yazı istenilmesi üzerine bu talebin 194.741,14 TL bakiye borç bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, Ankara 4. İcra Hukuk Mahkemesine yapılan şikayet neticesinde 2008/854 Esas sayılı dosyada verilen karar ile müvekkilinin borcunun 30/08/2008 tarihi itibarıyla 31.392,09 TL olarak belirlendiğini ve bu miktara kesinleşen %150 faiz uygulanmasına karar verildiğini, söz konusu karar üzerine müvekkilinin 101.070,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, icra müdürlüğünün hatalı hesabı nedeniyle müvekkilinin %150 faiz ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin başvurusu sonucunda borcunun olduğunun bildirilmesi halinde bu borcu zaten ödeyeceğini, mahkeme kararı ile tespit edilen 31.392,09 TL borç haricinde %150 oran üzerinden hesaplanan 61.737,78 TL faizin ödenmesinde icra müdürlüğünün kusuru olduğunu belirterek oluşan maddi zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, alınan bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar davacı hatalı hesap tablosuna dayalı olarak hesaplanan borcun tamamını ihtirazı kayıtsız ödemiş ise de hatalı hesap nedeniyle fazla ödemenin geri alınabilmesi için İİK’nın 361. maddesi gereğince işlem yapılması ve buna rağmen ödeme geri alınmazsa artık İİK’nın 5. maddesi kapsamındaki sorumluluğun koşullarından biri olan zarar unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, dosya kapsamında davacı tarafından İİK’nın 361.maddesi gereğince yapılmış bir başvuru bulunmadığı, bu aşamada henüz davacının zarara uğradığının kabul edilemeyeceği, zarar unsuru gerçekleşmediğinden davanın dinlenilebilir olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 14/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.