Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/2953 E. 2022/11493 K. 05.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2953
KARAR NO : 2022/11493
KARAR TARİHİ : 05.10.2022

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

K A R A R

Davacı, temyiz dilekçesi ile birlikte adli yardım isteminde bulunmuştur. Adli yardım istemi temyiz kanun yoluna başvuru sırasında istendiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336. maddenin 3. fıkrası uyarınca davalının adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir.
6100 sayılı Kanun’un 334. maddesinde “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuka korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. (3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır” hükmü getirilmiştir. Aynı Kanun’un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali duruma ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Eldeki dosyada; Davacı adli yardım talepli temyiz talebinde bulunmuş ise de; HMK 336/2. maddesi gereği temyiz giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin yeterli belgeyi Dairemize sunamamış, temyiz dilekçesi ekinde sunduğu muhtardan alınmış belge talebinin kabulü için yeterli görülmemiş, ekonomik sosyal durum araştırmasına ilişkin yazı ve üzerine kayıtlı taşınmazlara ilişkin bilgiler dikkate alındığında temyiz harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olduğu anlaşıldığından davacının adli yardım talebinin reddi gerekmiştir.
Temyiz harç ve giderleri yönünden 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesinde yapılan yollama nedeniyle HMK 344. maddesinin 1. fıkrası ve 346. maddesinin 2. fıkrası hükümlerinin temyizde de kıyasen uygulanması gerekir. 344. maddenin sonucu olarak; temyiz dilekçesi verilirken, temyiz kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekli olup, bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkemece başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun hükümlerine göre temyizde de kıyasen uygulanması gereken 05/01/1949 tarih, 1944/2 esas, 1949/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararına göre bu kararı verme yetkisi temyize konu kararı veren mahkemeye ait olduğundan Yargıtayca bu karar verilemez. Mahkemece verilecek bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde, 346. maddenin 2. fıkrası hükmünün kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilen anılan maddenin sonucu olarak ise; bu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilmesi mümkün olup, temyiz yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece Yargıtaya gönderilecek, Yargıtay tarafından; bu karar yerinde görülmezse, ilk temyiz dilekçesine göre gerekli inceleme yapılacaktır.
Adli yardım talebinin reddine dair Yargıtay kararının kesinleşmesi halinde davacının temyiz itirazlarının incelenebilmesi için yukarıda açıklanan şekilde işlem yapılarak temyiz harç ve masraflarının da tamamlatılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,
2) Kararın davacıya tebliğine,
3) 6100 sayılı Kanun’un 6459 sayılı Kanunla değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceğine,
4) Davacı tarafından adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz dilekçesi verilmesi halinde, dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile değişik 337. maddesinin 2. fıkrası uyarınca itirazı incelemekle görevli Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na gönderilmek üzere Başkanlığımıza gönderilmesine,
5) Adli yardım talebinin reddine ilişkin kararımızın itiraz edilmeyerek kesinleşmesi halinde ise, temyiz harç ve giderlerinin ikmal edilmesi için 6100 sayılı Kanun’un 366. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken aynı Kanun’un 344. maddesi uyarınca işlem yapılmasına, (anılan hükümler uyarınca adli yardım isteminin reddi kararının tebliğ ile temyiz harç ve giderinin yatırılmaması halinde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verme görevi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne aittir)
Yukarıda gösterilen nedenlerle gerekli işlemler tamamlandıktan sonra Dairemize gönderilmesi için dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne GERİ ÇEVRİLMESİNE 05.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.