YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3169
KARAR NO : 2022/12438
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davası üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 09/05/2019 günlü kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesisine ve davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının, müvekkil kurumun sorumluluk ve işletme sahası içinde yer alan su kuyusundan 6172 sayılı Kanuna aykırı olarak sulama suyu kullandığını, ancak su kullanım bedelinin davalı tarafından ödenmediğini belirterek su kullanım bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, suyun kullanıldığı kuyuların kullanım izninin … Turizm Yatırım A.Ş’ye verildiği, Yer altı suyu Arama ve Kullanma Belgesi verilen … Turizm Yatırım A.Ş adına üç adet su sondaj kuyusunun tespit edildiği, bu kuyuların Karayolları Kamulaştırma şeridi içinde açıldığını, su şebekesi devreye girdiğinde iptal edilmesi şartıyla belgelendirildiği, anılan 3 adet kuyunun Kurum tarafından açılan su sondaj kuyularından olmadığı, özel şahıslarca açıldığı, Bölge Müdürlükçe 167 sayılı Yeraltısuları Hakkında Kanun ve DSİ Yeraltısuları Teknik Yönetmeliği gereğince arama ve kullanma belgesi alınmış kuyulardan olduğu, bu nedenle anılan kuyuların devrinin …’na yapılamayacağının bildirildiği, davacının kendisine devri yapılmayan kuyulardan kullanılan suyun bedelini talep edemeyeceği kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; 6172 sayılı Kanunun amacının; ülkenin su varlık ve kaynaklarının rasyonel kullanımı maksadıyla umumi sulardan faydalanmak üzere Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilmiş veya halen inşa edilmekte olan ya da inşa edilmesi planlanan sulama tesislerini gayelerine uygun şekilde kullanmak, işletmek, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün onayını almak suretiyle işlettirmek, bu tesislerin bakım, onarım ve yönetim sorumluluğunu yürütme tesisi geliştirmeye yönelik yeni projeler yapmak, yaptırmak veya tesisi yenilemekle görevli sulama birliklerinin kuruluşu, organlar ile görev ve yetkilerini düzenlemek olduğu, Kanunun amacının gerçekleştirilebilmesi için; yetki sahasındaki gerek yer altı, gerekse yer üstü suları üzerinde tasarruf ve tevzii yetkisinin sulama birliğine ait olduğunun kabulü gerektiği, zira uygulamada yüzeye yakın suların çıkarılmasına 167 sayılı Yeraltı Suları Hakkında Kanun uyarınca müdahale edilmemekte, dolayısıyla yer altı sularının kontrolsüz kullanımına yol açılmakta olduğu, cazibeli sular yönünden ise çiftçiler arasında eşitsizliğe neden olacağı ve sulama tesislerinin su temin ettiği göl havzasının kurumasına ve dolayısıyla birlik hizmetlerinin aksamasına yol açılabileceği, diğer bir deyişle, yeraltı suyu kullanımının su rejimini doğrudan etkileyeceğinin açık olduğu, davalının arazilerini yeraltı suyu ile suluyor olmasının, sulama bedelinden muaf olduğu anlamına gelmeyeceği, keşif sonrası alınan hesap raporunda yapılan ölçüm sonucu fiilen sulanan/sulanabilen alanın 27.915 m² olduğu, birlik meclisi kararı uyarınca 2017 yılı çim peyzaj için 1 dönümün mevsimlik sulama bedelinin 1.320,00TL olduğu, kanunun 19.maddesine göre kaçak sulama yapıldığı için bunun 1 katı daha cezalı ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 73.695,60 TL’nin davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 3.775,61 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.