Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/3278 E. 2021/3784 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3278
KARAR NO : 2021/3784
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Yüksekova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekilince talep edilmiş, davacılar vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 01.06.2021 Salı günü davacılar vekili Av…. ile davalılar vekili Av…. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili; asıl ve birleşen davada, olay tarihinde küçük … ile …’nın ikamet ettikleri köyün yakınındaki etrafında herhangi bir güvenlik önlemi bulunmayan davalılara ait maden sahasına girdiklerini ve açıkta bırakılan kapsülleri merak edip aldıklarını, kapsülün patlaması sonucu müvekkili …’nın gözlerini, …’nın ise parmaklarını ve sol gözünü kaybettiğini, sürekli iş gücü kaybına uğradıklarını belirterek, oluşan maddi ve manevi zararlarının davalılardan tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalılar vekilleri; olayda asıl kusurun davacılarda olduğunu, kendilerinin maden sahasında gerekli önlemleri aldıklarını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi raporuna dayanılarak açılan asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İstinafa başvurulması üzerine de bölge adliye mahkemesince meydana gelen patlamada yaralanan çocukların anne ve babalarının bakım ve gözetiminde oldukları ve çocuklarını tehlikelere karşı uyarma yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemeleri karşısında müterafik kusur nedeniyle maddi tazminattan indirim yapılmamasının doğru olmadığı belirtilerek hükmedilen maddi tazminat miktarından %25 oranında indirim yapılarak, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre, hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri bölge adliye mahkemesinin karar tarihi olan 2020 yılı itibariyle 72.070,00 TL TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Somut olayda, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğundan davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekilinin reddedilen manevi tazminat istemlerine yönelik ve davalılar vekilinin bu davacılar yönünden kabul edilen manevi tazminat istemlerine yönelik temyiz dilekçelerinin HMK 362/1-a maddesi gereğince reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalılar vekilinin tüm, davacılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
3-Davacılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamına göre, olay tarihinde (9) ve (12) yaşındaki çocuklarına karşı bakım ve gözetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmeyen anne ve babalarının müterafik kusuru olduğu anlaşılmakta ise de; uzman bilirkişi heyetinden alınan kusur raporu, özellikle de köy yakınındaki taş ocağı çevresinde alana girilmesini önleyici tel örgü vb. tedbirlerin alınmaması, uyarı, işaret ve levha bulunmaması, patlayıcı maddelerin ilgili mevzuatta açıklandığı şekilde uygun bir yerde gözetim altında, içi ahşap depolarda, dinamit ve kapsül olmak üzere ayrı ayrı bölümlerde bulundurulması gerektiği halde bu şartların sağlanmaması, hatta açıkta bırakılması, mahalde olay günü bekçi bulundurulmaması gibi davalı kusurları da birlikte gözetildiğinde, davacıların anne babalarının denetim ve gözetim görevini ihmali nedeniyle, bölge adliye mahkemesince belirlenen müterafik kusur oranı
yüksek olmuştur. Bu nedenle anne babaların daha düşük oranda kusurlu olduğu gözetilerek, davalıların sorumluluğuna karar verilmek üzere bölge adliye mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda ilk bentte açıklanan nedenlerle davacılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … vekili ile davalılar vekilinin bu davacılar için hükmedilen manevi tazminatlara yönelik temyiz dilekçelerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm, davacılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma sebebine göre davacılar … ve … vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılar … ve …’ya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 87.654,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 28/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.