Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/3386 E. 2020/4631 K. 24.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3386
KARAR NO : 2020/4631
KARAR TARİHİ : 24.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar … ve … vekili Avukat … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 28/05/2004 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat bakımından reddine, manevi tazminat bakımından kabulüne dair verilen 23/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın manevi tazminat yönünden kabulüne, maddi tazminat bakımından reddine karar verilmiş hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin oğlu …’un, …’nun sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu sırada seyir halinde iken davalıların yapım ve sorumluluğunda olan yol çalışması nedeniyle oluşan gölet şeklindeki çukura düşmesi neticesinde boğularak vefat ettiğini, olay sebebiyle destekten yoksun kaldıklarını ve ruh sağlıklarının bozulduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davacılara, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sebebiyle maddi zararlarının karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından dava dışı sigorta şirketi tarafından davacılara 17/07/2006 tarihinde ödeme yapıldığı, oysa eldeki davanın 28/05/2004 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde mahkemece, dava açıldıktan sonra yapılan ödeme sebebiyle maddi tazminat bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, maddi tazminat bakımından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilip, eldeki davanın açılması sırasında haklı olduğu anlaşılan davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen kararın (2) nolu bentte yazılan sebeplerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “Davacıların toplamda 20.000,00 TL maddi tazminat talebinin reddine” kısmının “Davacıların toplamda 20.000,00 TL maddi tazminat talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde değiştirilmesine ve “5-Davalılar … … Ortak Girişimi, … ve … kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince Maddi Tazminat yönünden 2400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar … … Ortak Girişimi, … ve …’na verilmesine,” yazı ve sayılarının çıkarılmasına, davalıların tüm, davacıların diğer temyiz itirazlarının (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının davalılara yükletilmesine, davacılardan peşin alınan harcın istekleri halinde geri verilmesine 24/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.