YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3441
KARAR NO : 2022/13019
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden verilen kısmen kabul kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacılar vekilince istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davalılardan … sevk ve idaresindeki, diğer davalı … adına kayıtlı bulunan Allianz Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan … plakalı aracın 10/06/2015 tarihinde … Köyünde geriye doğru manevra yaptığı sırada sürücünün tedbirsiz ve dikkatsiz davranması sonucunda müvekkillerinin murisi …’ın vefat ettiğini, kaza nedeniyle … hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet verme suçundan soruşturma açıldığını ve Pazar Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1409 sor. sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, kazanın oluşumunda …’ın asli kusurlu olup murisin kusurunun olmadığını, davalı … şirketince müvekkillerine murisin vefatı nedeniyle bir miktar ödeme yapıldığını ancak söz konusu ödemenin tam anlamıyla destekten yoksun kalma tazminatını karşılamadığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinden her biri için 200,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve müvekkil … için 40.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …; açılan davanın yerinde olmadığını, kaza ile direkt olarak herhangi bir ilişkisi bulunmadığını, aracın …’a haricen ve aralarında bir tür inanç sözleşmesi yapılarak satıldığını, Isparta ilinde oturması nedeniyle kazayla ilgili hiç bir bilgisinin bulunmadığını, murisin bu kaza nedeniyle ölüp ölmediğinin tartışmalı olduğunu, talep edilen rakamın afaki bir rakam olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; kazaya karışan … plakalı aracın müvekkili tarafından sigortalandığını, kaza nedeniyle öncelikle kusur durumunun tespit edilmesini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvurması neticesinde 45.378,83 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin yükümlülüğünü yerine getirmiş olması nedeniyle davacının müvekkili şirketten bir alacağının kalmadığını, davacının müteveffa ölmeden önceki sürekli ve düzenli desteğini maddi olgularla ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili; müvekkili aleyhine manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılmış olan iş bu davanın kabul edilemez olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının konusunun desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğunu, buradaki amacın destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunması olduğunu, ayrıca destek kavramının hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tuttuğunu ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacılar vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 25/10/2022 gününde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.