Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/3515 E. 2022/11220 K. 29.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3515
KARAR NO : 2022/11220
KARAR TARİHİ : 29.09.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine dair verilen 05/03/2019 tarihli karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun reddine dair verilen 29/09/2020 tarihli Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi kararının Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalının Ankara Barosuna kayıtlı serbest avukat olarak çalıştığını, davalı hakkında Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görevi kötüye kullanma suçu nedeni ile verilen cezanın Yargıtay ilgili dairesi tarafından bozulması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, verilen karar nedeni ile aynı baroda serbest avukat olan davacının da başkanlığını yaptığı baro disiplin kurulu tarafından davalı hakkında meslekten bir yıl çıkarılmasına karar verildiğini, davalının verilen disiplin cezası nedeni ile kendisini ve disiplin kurulu üyelerini savcılığa şikayet ederek baro disiplin kurulunun ilgili ceza dosyasını getirterek incelediğini beyan ettiği ancak dosyanın getirtilmediğini, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğini ayrıca davalının siyaseten başka bir grubun üyesi olması nedeni ile kararın da siyasi saikle verildiğini yani görevin kötüye kullanıldığını iddia ettiğini, bu ithamlar nedeni ile davacının elem ve acı duyduğunu, kişilik haklarının zedelendiğini iddia ederek davalıdan 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili: şikayet dilekçesi ile hak arama özgürlüğünü kullandığını, haksız fiile dayalı manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, zira davacının 12/02/2016 tarihli savunma dilekçesi ile şikayetten haberdar olduğunu ancak 2 yıllık süre geçtikten sonra 12/09/2018 tarihinde dava açtığını, husumet yönünden de itirazları olduğunu zira disiplin kurulunun tüzel kişiliği şikayet edilemeyeceğinden kararda imzası olanların şikayet edildiğini, şikayet hakkı kullanılırken kimsenin hedef alınmadığını, onur ve saygınlığına dokunacak ifade kullanılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, şikayetin kişilik haklarına saldırı niteliği taşımadığı, ifade özgürlüğü içinde kaldığı, şikayet hakkının hukuken korunabilmesi ve yerinde kullanıldığının kabul edilmesi için şikayet edilenin sorumlu tutulmasını gerektirecek yeterli delillerin mevcut olmasının da zorunlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; bölge adliye mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerekçeye ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 29/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.