Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/3659 E. 2022/11841 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3659
KARAR NO : 2022/11841
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davalı Oda’nın feshinin istenmesi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16/05/2019 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince verilen 08/09/2020 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 15. maddesinin (a) bendi uyarınca Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın teklifi üzerine Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen davaname ile açılmış olup, davalı Oda’nın aktif üye sayısının yüzün altında bulunması nedenine dayalı feshine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı Oda vekili; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davalı Oda’nın feshine karar verilmiş; hükme karşı davalı Oda vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince; davalının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğine esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 70. maddesinin 1. fıkrası; “Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hâllerde, hukuk davası açar veya açılmış olan hukuk davasında taraf olarak yer alır” ve aynı maddenin 3. fıkrası “Cumhuriyet savcısının yer aldığı dava ve işler üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edemezler” hükmünü içermektedir.
Dava, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname ile açılmıştır.
İlk derece mahkemesince davanın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen davaname ile açıldığı dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısına usulüne uygun duruşma günü tebliğ edilip duruşmalara katılımı sağlanmaksızın, eksik ve yanlış taraf teşkili ile Cumhuriyet savcısının yokluğunda yargılamaya devam edilip karar verilmiş, böylece Cumhuriyet savcısının davadaki taraf sıfatı yukarıda açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olarak gözetilmemiş, ayrıca bildirimde bulunan konumundaki Ticaret Bakanlığı vekilinin müdahale istemi hakkında da herhangi bir karar verilmemiştir.
Şu halde; yukarıdaki açıklamalar ve HMK’nun 70. maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya uygun düşmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.