Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/3727 E. 2022/12526 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3727
KARAR NO : 2022/12526
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; Mahkemece kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacılar vekili, davalı ile müvekkilinin aynı okulda öğrenci oldukları sırada tanıştıklarını, Ağustos 2002 tarihinde davalınının müvekkiline “annem seni çağırıyor” diyerek kandırdığını, müvekkilinin davalının evine gittiğinde davalının zor kullanmak suretiyle ve rızası olmaksızın kızlığını bozduğunu, müvekkilinin olay sırasında 13 yaşında olduğunu, davalının ayrıca tecavüzün ifşa edilmesi tehdidi ile defalarca müvekkilini korkuttuğunu, zaman zaman da zor kullanarak cinsel ilişkiye zorladığını, anılan fiiller nedeniyle davalı hakkında görülen Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesindeki dava sonucunda 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verildiğini, söz konusu olaylar nedeniyle müvekkilinin zor zamanlar geçirdiğini, maddi ve manevi açıdan zarar gördüğünü belirterek, 150.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak …’e, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalıdan alınarak annesi …’a verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, tamamen kurgu ve iftira üzerine kurulu bir vakıa ile müvekkilinin temel hak ve özgürlüklerinin ortadan kaldırıldığını, davacının psikolojik sorunlar yaşamadığını, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … Kaderoğlu’na verilmesine, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı …’a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile artık haksız fiilin sabit olduğu, bu eylem nedeniyle davacıların kişilik haklarının zarar gördüğü, manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davacı … maddi tazminat talep etmiş ise de, dava konusu olay ile uğradığını iddia ettiği maddi zarar arasında illiyet bağının varlığı ispatlanamadığından davacının bu yöndeki istinaf isteminin yerinde olmadığını, anne … ‘ın kızı …’in ırzına geçilmesi nedeniyle kişilik değerlerinin zarar gördüğü ve bu nedenle manevi tazminat talep edebileceği, olayların gelişimi, süregelmesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, eylemin ağırlığı,manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi, mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmemiş olması
ile yukarıda açıklanan ilkeler gözetildiğinde, mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarlarının az olduğu, davacı … lehine 13.000 TL, davacı … lehine 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulüne, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …’in ve davalının bu davacıya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı … ile davalının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA,
Davacı …’ın ve davalının bu davacıya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2020 yılı için 72.070,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 72.070,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacı …’ın talebi bakımından temyiz sınırı her bir davacı lehine hükmedilen tutar açısından ayrı ayrı belirlenecektir. Temyize konu edilen miktarlar, yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp davacı …’ın ve davalının bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1 nolu bentte açıklanan nedenle davacı … vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin ve davalının bu davacıya yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı …’den alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 922,60 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 18.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.