YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3785
KARAR NO : 2022/12376
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 10/01/2018 gününde verilen dilekçe ile kurum zararından kaynaklanan alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 21/03/2019 günlü kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 07/10/2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Dava, kurum zararından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının Verem Savaş Dairesi eski başkanı olduğunu, davalının daire başkanı olduğu dönemde 09/07/2007 tarihinde yapılan ihalede isoniazid isimli ilacın 100 mg tabletinden 5.000.000 adet, 300 mg tabletinden 12.000.000 adet alım yapıldığını, ihaleye konu ilaçların tüberküloz tedavisinde kullanıldığını, Bakanlık müfettişi tarafından düzenlenen 20/10/2011 tarihli raporda davalı tarafından alımı yapılan isoniazid isimli ilacın 100 mg tabletinden 1.249,215 adetinin ve 300 mg tabletinden 1.755.349 adetinin miadının dolmasına rağmen tüketilemediğini, bu nedenle kamu zararı oluştuğunu, davalının ihaleye çıkarken geçmiş yıllardaki kullanımları dikkate alması gerekirken önceki yıllara göre çok fazla alım yaptığını, ilaç talebinin birdenbire artmasına neden olacak olağanüstü durumun söz konusu olmadığını, ihtiyacın çok ötesinde alım yapılması nedeniyle çok sayıda ilacın kullanılamadan miadının dolduğunu, bu süreçte davalının kusurlu davrandığını belirterek oluşan kamu zararının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, verem savaşla ilgili mücadelenin devletin sağlık politikası kapsamında yer aldığı, uygulanan tedavi ile ilgili ilaç alımlarının 2006 yılından itibaren ilgili komisyon tarafından yürütüldüğü, komisyonca saptanan ilaçların davalının bakanı olduğu daire tarafından yürütülen ihale ile satın alındığı, kullanım aşamasında yeterince denetim yapılamadığı, SUT’nde yapılan değişiklikle hastaların eczanelerden ilaç temini yolunun açıldığı, bu nedenlerle alınan ilaçların tamamının kullanılamadığı anlaşılmış ise de imha edilen ilaçlar nedeniyle idarenin zarara uğradığı gerekçe gösterilerek davalıdan tazminat isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 17/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.