YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/642
KARAR NO : 2021/7883
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından talep edilmiş, davacılar vekilince duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 19.10.2021 Salı günü davalı asil Mustafa Karataş ve vekili Av. … geldi. Davacılar adlarına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı … Karataş vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1) Davacılar vekilinin davacılar lehine takdir edilen manevi tazminata yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanunun 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2019 yılı için 58.800,00 TL dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 58.800,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Somut olayda; davacı eş … 80.000,00 TL, çocuk … 50.000,00 TL, çocuk … 50.000,00 TL, anne … 40.000,00 TL, baba … 40.000,00 TL, kız kardeş … 40.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince davacı eş … lehine 60.000,00 TL, çocuk … lehine 40.000,00 TL, çocuk … lehine 40.000,00 TL; anne … lehine 35.000,00 TL; baba … lehine 35.000,00 TL, kız kardeş … lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş; bu karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı yönünden davalıların istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının
kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, diğer istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilerek, davacılardan eş … için 40.000,00 TL, çocuk … için 20.000,00 TL, çocuk … için 20.000,00 TL; anne … için 15.000,00 TL, baba … için 15.000,00 TL, kız kardeş … için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu karara karşı da manevi tazminat hükmüne yönelik olarak davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz yoluna başvurmuşlardır.
Davacılar, ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunda bulunmayarak, ilk derece mahkemesince hükmedilen miktarlara bir itirazları olmadığını göstermişler ve istemlerini ilk derece mahkemesince hükmedilen miktarlarla sınırlamışlardır. Davalının istinaf başvurusu üzerine ise bölge adliye mahkemesince manevi tazminata yönelik davalının istinaf başvurusunun kabulü ile manevi tazminat miktarlarının yüksek bulunarak düşürülmesi üzerine bölge adliye mahkemesi kararını davacılar temyize getirmiş, davalılar ise katılma yoluyla kararı temyiz etmişlerdir. Ayrıca ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı, her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenecektir. Şu halde, temyize konu edilen miktarlar (eş yönünden 20.000,00 TL, iki çocuk yönünden 20.000,00’er TL, anne ve baba yönünden 20.000,00’er TL, kız kardeş yönünden 5.000,00’er TL) her bir davacı için ayrı ayrı yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince reddi gerekmiştir.
2) Davalılar vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesine gelince;
Katılma yolu ile temyiz, asıl temyiz talebine sıkı sıkıya bağlıdır ve ona tabidir. Asıl tarafın temyiz ettiği kararın temyizi kabil değilse (HMK m.362), karşı (kendi temyiz süresini geçirmiş olan taraf) taraf cevap dilekçesi (katılma yolu) ile hükmü temyiz edemez. Temyiz yoluna başvuranın temyiz talebi Yargıtay tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yolu ile başvuranın temyiz talebi de reddedilir (HMK. m.366, 348/2).
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildiğine göre, katılma yolu ile kararı temyiz eden davalılar vekilinin de 6100 sayılı HMK’nun 348. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin 362/1-a maddesi gereğince REDDİNE, davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin ise (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle HMK’nın 348. maddesi gereğince REDDİNE, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ile davalılara geri verilmesine, 01/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi