Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2020/831 E. 2021/10523 K. 16.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/831
KARAR NO : 2021/10523
KARAR TARİHİ : 16.12.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Davanın reddine dair verilen 08/03/2018 günlü kararın istinaf incelemesinde; Davacının istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 16/12/2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkili şirketin inşaat sektöründe 40 yıldır faaliyet gösteren … Grubunun tecrübesi ve iştirakiyle gayrimenkul projesi geliştirmek için Türkiye’nin önde gelen işadamları tarafından kurulmuş 2007 yılından bu yana faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin, Zeytinburnu bölgesinin ilk ve en kapsamlı apart otel projesi olan “…” ile adından sıkça söz ettirdiğini, davalının Beşiktaş 5. Noterliği’nin 20/09/2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ile müvekkili şirketten altı adet apart otel satın aldığını, müvekkili şirketin davalıya karşı sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve sözleşmeye konu apart otelleri 03/06/2014 tarihinde eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini, davalının 26/02/2015 tarihinde ….com aracılığı ile 200 ve üzeri müşterinin yer aldığı bir e-mail grubunda, müvekkili şirkete hakaret içeren bir e-mail paylaştığını, e-mailde müvekkili şirketi yalancı ve organize bir dolandırıcılık grubu olmakla suçladığını, davalının hiçbir mesnede dayanmadan tümüyle gerçek dışı bir iddia, isnad ve hakaretlerle müvekkili şirkete hakaret etmek sureti ile maddi ve manevi haklarına ağır şekilde saldırıda bulunduğunu, şirketin ticari şeref ve haysiyetinin çiğnenmesine, onun ekonomik yaşam içindeki yerinin ve durumunun sarsılmasına, diğer müşterilerine karşı zor durumda kalmasına ve kişilik değerlerinin saldırıya uğramasına sebep olduğunu, davalı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, davacı şirketin kişilik haklarını zedeleyen eylemlerinden dolayı 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacı şirket tarafından düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğinden müvekkili ve bir çok mal sahibinin mağdur olduğunu, sözleşmeye konu apartların teslim tarihinin iki yıldan fazla süre ile geciktiğini, projede ortak alan olarak nitelendirilen tenis sahasının üzerine 19 katlı bina yapıldığını, yeşil alan üzerine dükkanlar inşa edildiğini, ortak alan olan havuzun iş bu proje kapsamında yer alan otele satıldığını, proje kapsamında birçok aykırılık bulunduğunu, apart ünite teslim tutanakları ve taahhütnamelerin müvekkili ve diğer mal sahipleri tarafından aykırılıkların giderileceği düşüncesiyle imzalandığını, davacı tarafın iyi niyeti suistimal ettiğini, dava konusu e-mailin, Ottomar projesi kapsamında vadedilen hususların gerçekleşmediğini, apart ve ortak alanlarda bir çok aykırılık olduğunu anlatmak ve diğer mal sahiplerini uyarmak amacıyla hazırlandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davalının Beşiktaş 5. Noterliği’nin 20/09/2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmeleri ile davacı şirketten altı adet apart otel satın aldığı, davacının bu sözleşme gereği edimlerinin yerine getirilmediğinden bahisle davalının ….com aracılığı ile 200 ve üzeri kişinin yer aldığı bir e-mail grubunda paylaşımda bulunduğu yazı bütünü ile değerlendirildiğinde, davacının itibarını zedeleyici ifadelerin bulunmadığı, davaya konu projenin taahhüt edildiği şekilde teslim edilmediği iddiası ile bir kısım davaların da halen derdest bulunduğu, davalı tanıklarının da bu hususu doğruladığı, davacının beyanlarının hak arama ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 373. maddelsi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 26,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/12/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.