YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10003
KARAR NO : 2023/3436
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/204 E.-2019/606 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/466E.-2017/498K.
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.09.2014 tarihinde müvekkilinin murisi (oğlu) … ‘nın içinde yolcu olarak bulunduğu, … idaresindeki ticari taksi ile işyerinden evine giderken taksinin kaza yapması neticesinde müvekkilinin oğlunun ve taksi şoförünün hayatlarını kaybettiklerini, kaza yapan aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, oğlunun vefatı nedeniyle müvekkilinin destekten yoksun kaldığını, tazminat ödemesi için davalı tarafa başvurulduğunu, ancak davalı tarafın tazminat ödemediğini iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşulu ile 50.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı … şirketine başvuru tarihi olan 02.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, sonrasında talebini 138.842,16 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkkili nezdinde … poliçesi ile sigortalı bulunduğunu müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu iddia ederek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne 138.842,16 TL’nin davalıdan tahsiline, 134.114,62 TL’lik kısmına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müteveffa … ‘nın kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği için 2518 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK)’nın 86 ıncı maddesi gereğince müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru dikkate alınarak hesaplama yapılmasına itiraz ettiklerini ve bu itirazlarının dikkate alınmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tek taraflı trafik kazasında davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılması ve trafik sigortacısı olan davalının bu tazminattan sorumlu tutulmasında dosya içeriğine, usul ve kanuna aykırılık bulunmayıp davalı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazların yerinde olmadığını, bu bağlamda; davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsü … ‘nın … isimli kişiyi arayarak … isimli iş yerinin önünden araç çalmaya çalışıldığını, yine müteveffa … ‘nın da kazdan hemen önce 155’i arayarak …’da gri Honda araç ile gelen yüzleri maskeli 3 şahıs olduğunu ve işyerini soymaya çalıştığı ihbarında bulunulduğunu, kamera görüntüleri incelendiğinde; … plakalı sayılı ticari taksinin (sigortalı araç) çok süratli bir şekilde ilerlediği ve hemen arkasında marka, modeli ve rengi belli olmayan bir aracın da hızla arkasından geldiği ve kamera görüntülerinden anlaşıldığı kadarıyla araca çarpıp kazaya sebebiyet verdiği ve olay yerinden uzaklaştığının görüldüğünü, gasp edilme şüphesi bulunduğundan kazada kusur tayin edilemediğini, gasbın varlığı halinde de söz konusu tazminat teminat dışı olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.