Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10053 E. 2023/1691 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10053
KARAR NO : 2023/1691
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2414 E., 2020/654 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/378 E., 2018/92 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.04.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacıların desteğinin vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba … için 100,00 TL, davacı anne … için 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile taleplerini davacı … için 118.730,98 TL’ye, davacı … için 132.410,00 TL ‘ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesi gereği destek şahsının kusuruna gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”poliçenin düzenlenme tarihi 28/04/2015 olduğundan 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının somut olayda uygulanamayacağı, dolayısıyla müteveffanın kusurunun davacılara yansıtılamayacağı” gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı … için 118.730,98-TL maddi tazminatın, davacı … için 132.410,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, hükmolunan miktarlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, faizin türüne ilişkin fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesi gereği destek şahsının kusuruna gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ”… davalı … şirketine … poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak neden olduğu kaza sonucu zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla dava açan desteğin anne ve babasının aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısından tazminat talep edebilecekleri, davacıların sigorta sözleşmesinin tarafı olmaması nedeniyle olay tarihi itibariyle 01.06.2015 tarihinde yapılan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile işleten ve sürücünün kusuru ile neden olduğu kazalar sonucu meydana gelen destekten yoksun kalma zararlarının teminat kapsamında olmamasına ilişkin düzenlemenin zarar gören üçüncü kişi sıfatı ile talepte bulunan davacılar yönünden 2918 sayılı KTK.nın 90 ve 95. maddelerine göre uygulanamayacağı, olay tarihinden sonra 2918 sayılı KTK.nın 90 ve 92. maddelerinde yapılan değişikliklerin olay tarihinde bütün hüküm ve sonuçlarını doğuran haksız fiiller yönünden uygulanamayacağı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın A.6. maddesi gereği destek şahsının kusuruna gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, gelecek zararlar için faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının SGK kayıtlarının celbi ile kazancının belirlenmesi gerektiğini ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (…) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, poliçe başlangıç tarihi 28.04.2015 tarihi (01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları düzenlemesinden önce) olup, bu tarihte yürürlükte olan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre 3. kişi konumunda olan davacılara destek sürücüsünün kusuru yansıtılamayağından, talebin trafik sigortası teminatı kapsamında kalmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 03.04.2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalı … şirketine … trafik poliçesi ile trafik sigortalı aracın sürücünün hayatını kaybettiğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile destekten yoksun kalma tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; … Genel Şartlar A.6 maddesi gereği destek şahsın kusuruna denk gelen tazminatın teminat kapsamı dışında olduğu bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı tarafında istinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.
Davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Sayın Çoğunluk “3. kişi konumunda olan davacılara destek sürücüsünün kusuru yansıtılamayağından, talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kalmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.” Gerekçesi ile kararın onanmasına karar vermiştir.
Diğer sigorta türlerinde olduğu gibi sorumluluk sigortalarında da kural olarak sözleşme serbestîsi ilkesi geçerlidir. Ancak, kamu yararını gözeten kanun koyucu birtakım sorumluluk sigortalarının yapılmasını tarafların iradesine bırakmamış bu konularda özel düzenlemeler yapmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 13. maddesinin 1. fıkrası ile de kamu yararı ön planda tutularak, yaptırılması zorunlu tutulan sorumluluk sigortalarının, özel kanunlardaki özel hükümler de saklı tutularak, sigorta şirketlerinin çalışma alanı kapsamında kalanlar bakımından bu tür sigorta sözleşmelerini yapmakla sigorta şirketleri zorunlu ve yükümlü tutulmuştur (Ulaş, I.:Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s. 873). Aynı konuya ilişkin bu yükümlülük 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1483. maddesinde de yinelenmiştir.
“İşleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenmiş ve “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne yer verilmiştir. Nitekim Kanun’un 91. maddesi ile de işletenlerin, bu maddeye göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunluluğu getirilmiştir. Burada işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla birlikte, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu ise, akdi (sözleşmesel) niteliktedir. Söz konusu akdi ilişki, işleten ile onun hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu (trafik) sigortacısı arasındadır.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar aynı Kanun’un 92. maddesinde tahdidi olarak sayılarak, a bendinde; “İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Vurgulamakta yarar vardır ki, bu hüküm işletenin eyleminden sorumlu olduğu kişilere yönelik kendi zararına dayalı talepleri noktasında önem arz etmektedir. Kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre, salt sigorta şirketinin dava edildiği ve üçüncü kişinin zararının söz konusu olduğu durumlarda bu hükmün uygulama alanı bulamayacağı açıktır. Nitekim aynı ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.11.2013 tarihli ve 2013/17-72 E., 2013/1558 K.; 02.03.2021 tarihli ve 2017/1718 E., 2021/180 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.
Kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır.
Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak TTK 1473. maddesi gereği ancak sigortalı işletenin KTK 85/1 maddesinden kaynaklanan bir motorlu aracın işletilmesinden dolayı üçüncü kişinin uğradığı zarardan bir sorumluluğu varsa sigortacı bu sorumluluğu teminat limiti kadar ödemek zorundadır. Ancak doğan bir zarardan işletenin bir sorumluluğu yoksa bir başka ifade ile zarar görenler zararlarının karşılanmasını işletenden talep edemeyeceklerse sigortacıdan da talep etmeleri mümkün değildir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02.03.2021 Tarih, 2021/17-19 Esas, 2021/181 Karar aynı yöndedir.)
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile tek taraflı olarak trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların anne ve babasının nasıl kendi kusuru ile ölen destek çocuklarından tazminat talep edemeyeceklerse sigorta şirketinden de bu tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira sigorta şirketinin üstleneceği bir sorumluluk burada bulunmamaktadır.
Bu gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararının bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddi kararının onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım.